Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Veda PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

Okuduğum ikinci Ayşe Kulin kitabı. "Bir Gün" kitabını okuduğumda kalemini çok başarılı bulmamıştım, ya da sıradanlıktan uzak bulmamıştım diyelim. Bu kitap da önceki fikirlerimi doğrular nitelikte. Ama ben Ayşe Kulin'i biraz Ahmet Mithat Efendi'yle bağdaştırıyorum. Hangi bakımdan olduğuna gelince,ikisinin de kitap okumayı sevdirmek gibi bir misyonu var. Ahmet Mithat Efendi bunu bilinçli yapıyordu ama Ayşe Kulin'i bilemiyorum. Yine de kolay okunan, çok farklı bir kurgusu olmayan günlük hayatın içinden, yanıbaşımızda duran hikayeleri kurguluyorlar. Bu özellik okumayı fazla sevmeyen okurlar için iyi, çünkü ikisi de okuru çok zorlamayan, okura keyifli vakit geçirten, sürükleyici kitaplar yazmışlar. Yazarı bu noktada başarılı buluyorum ama edebi bir ziyafet çekemiyorum kaleminden.

Gelelim popüler yazarın yine tarihi-biyografik izler taşıyan kitabı Veda/Esir Şehirde Bir Konak'a:

Yer İstanbul... İşgal yılları. Ana mekan imparatorluğun son Maliye Nazırı Ahmet Reşat Bey'in konağı. Eşi ve iki kızı, teyzesi Saraylıhanım, yeğeni Kemal ve uzaktan akraba, küçük yaşta konağa getirilen gencecik güzel Mehpare'dir konak halkı. Ahmet Reşat Bey, işgal kuvvetlerinin yurdun her yerine yayıldığı, İstanbul'un işgal kuvvetlerince başına gelecekleri beklediği o çetin günlerde padişaha bağlılığını sonuna dek sürdürmektedir, yeğeni Kemal'in tam tersine. Yeğeni Kemal, gönüllü olarak gittiği Sarıkamış'tan dönmüştür dönmesine ama vereme yakalanmıştır. Uzun zaman gönüllü hemşireliğini yapar Mehpare Kemal'in. Kemal, padişah karşıtıdır ve Ankara'da kurulan yeni hükümetten umutludur, yurdun her yanında başlayan direniş hareketlerine katılmak için arkadaşı Azra gibi tüm engellemelere rağmen ayrılır konaktan. Geride Mehpare'yi bırakarak...

Mehpare, Kemal Bey'e âşıktır. Aralarındaki yaş dahil tüm farklara rağmen Kemal Bey de çekimine kapılır Mehpare'nin ve ikili arasında herkesten gizledikleri bir ilişki başlar. Ama bu gizlilik uzun sürmez. Saraylıhanım olanların farkına varır, Mehpare'nin hamileliğinin de. Kemal ve Mehpare evlenirler. Ama bu evlilik ve doğacak çocuk engel olamaz Kemal'in gitmesine. Kemal gider ama dönemez...

Saltanat kaldırılır ve son padişah Vahdettin artık Halife olarak oturur sarayında. Ama günleri sayılıdır ve kaçar ülkesinden, başka seçeneği yoktur çünkü. Ve idamı istenenler arasında Maliye Nazırı Ahmet Reşat da vardır, o da terketmek zorunda kalır ülkesini, çok sevdiği İstanbul'u...

Geride koca konağın kadınları kalır, yeni doğan bebekleriyle birlikte. Aile artık Mahir Bey'e emanettir, Kemal'in arkadaşı ve doktoru damat beye...

Veda... Kimin vedası, kendi ülkesini terk etmek zorunda kalanların mı, yoksa koskaca bir imparatorluğun vedası mı? Yeni bir başlangıç olsa da ümit dolu, vedalar hep buruk değil mi?

Bağlantılar



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile