Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Berlin - Taş Şehir PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Yazar adı:Jason Lutes

Yayınevi: Marmara Çizgi

Berlin, bir Amerikalı tarafından yazılmış olmasına rağmen, Almanlar tarafından oldukça sevilmiş ve benimsenmiş bir hikaye.
Yazar ve çizer Jason Lutes, 1967 yılında New Jersey’de doğmuş. Gençlik yıllarında süper kahraman hikayelerini severmiş ama Avrupa’ya, özellikle de Fransa’ya yaptığı bir gezide, Ten Ten ve Asterix çizgi romanlarından çok etkilenmiş ve çizgisini de o yönde geliştirmiş.
Berlin hikayesini, iki yıllık bir araştırmanın sonucu olarak, 1996 yılında yazmaya başlamış. O dönemde yayın hakları Black Eye Productions’taymış fakat bu şirket battıktan sonra, kitabı Drawn and Quarterly yayınlamış. 2000 yılında, Time dergisi tarafından, İngilizce yazılmış en iyi 10 çizgi romandan biri seçilen bu seriyi bizlerle (Seda Niğbolu çevirisiyle) Türkçe olarak buluşturan yayınevi ise Marmara Çizgi. Çok klasik bir hikâye gibi gözükse de aslında Berlin, bize çok fazla işlenmemiş bir dönemi sunuyor. Her yerden karşımıza çıkan 2. Dünya Savaşı ve Almanlar teması, bu kitapta 1. Dünya Savaşı bitiminden itibaren ele alınıyor ve iki dünya savaşı arasında kalmış bir milletin farklı sınıflara mensup neferlerini, oldukça objektif bir gözle ve yalın bir anlatımla gözlerimizin önüne seriyor.
Bir tarafta, güzel sanatlar eğitimi almak için Berlin’e giden bir ressam adayı, bir tarafta kendisiyle trende tanışan bir gazeteci... Bir tarafta Hindenburg’un ismiyle anılan LZ 129 adlı zeplinin ilk kez havalanmasına tanık olan insanlar, diğer tarafta ise o zeplinin balonunu diken işçilerin yaşadığı sefillikler... Komünist Parti’ye üye olan bir kadın ve Nasyonal Sosyalist Parti’yi destekleyen kocasının ayrılıkları... Yahudilere duyulan nefretin doğuşu ve yavaş yavaş yükselişi... Sanat şehri olarak kabul edilen Berlin’de yaşayan sanatçıların, bütün bu olaylara tepkisiz kalışı... Ve olayların kopma noktası olarak da 1 Mayıs 1929’daki işçi bayramı...
Bütün bu saydığım başlıklar, o kadar net ve bilinçli bir şekilde harmanlanmış ki, insan okurken bir dönem filmi izliyormuş hissine kapılıyor. Bugüne kadar izlediğimiz The Pianist, Schindler’s List vb. filmlerde, savaş sırasındaki Almanya ve diğerleri teması dayatıldı bizlere. Bu kitap ise, büyük bir savaştan yenilgiyle çıkmış bir ulusun, yakın tarihteki en büyük ikinci savaşa gizli gizli hazırlanışını, sıradan insanların gözünden anlatıyor.

Emre Yavuz

Yazar

Jason Lutes'in blogu için tıklayınız.

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile