Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Şans Müziği PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Yazar adı: Paul Auster
Yayınevi: Can

Kitap hakkındaki yazıyı okurken, tavsiye ettiğimiz müziği dinlemek için tıklayın...

Güneşli bir Pazartesi sabahı insanın uyanıp “artık birşeyleri değiştirmeliyim” demesine benziyor Auster kitapları. Hayatını kökünden değiştirebiliyor olmanın, yoldan çıkarıcı olasılıkları baş döndürürken, diğer yandan tedbiri elden bırakacak gücü hissettirmiyor kendinde. O yüzden ilk akla gelen “Artık işe gitmeyeceğim” gibi keskin bir karar yerine “Bugün işe gitmeyeceğim” cümlesini kuruyor “ben” denen insan.
Bir an için çıksam hayatımdan; Jim Nash olsam; hatırı sayılır bir miras sahibi olduğumu öğrendiğimin ertesi günü, kırmızı bir Saab satın alarak ve nereye gideceğimi bilmeden; nereye varacağımı kestiremeden kendimi yola ... vursam...

Hayatımın  kumarını oynamak için hiç tanımadığım birinin peşinden nerdeyse koşar adım gidip elimde kalan son kozları masaya sürsem ve görkemli bir kaybedişin gururlu borçlusu olarak kalksam masadan. Elimde kalmayanlar yüzünden, elimden gelenler ile borcumu üstlensem ve bir duvar örsem aylarca...tüm bunları “işe gitmediğim güneşli bir Pazartesi”ye sığdırsam.

Auster, Şans Müziği eserinde hayatın “az öncesi” ile “az sonrası” arasında oluşabilecek derin uçurumları, duvar gibi güçlü bir metaya yüklüyor. Bir duvarın iki yüzünü görmek ve anlamak için sürükleyici bir yol sunuyor.
Kitabın bir bölümünde evlerine konuk oldukları milyonerlerden biri Nash ve Pozzi’ye “Hiçbir şey bir duvardan daha gizemli ve güzel olamaz” diyor. Böylece duvarın görünen ve görünmeyen -arkada kalan- yüzeyleri insan için birer anlam ifade etmeye başlıyor. Sadık okur olarak önce elimi odamın duvarına koyuyorum. Bana “izole olmayı” ifade ediyor. Bulunduğum taraftan bu duvarı –varlığını- güzel buluyorum. Sonra önümdeki diğer duvarlara bakıyorum. İnsanlarla aramdaki -kendi ördüğüm- duvarlarda yabancılaşma;  -benim için örülen duvarlarda ise- kırgınlık buluyorum. Ardı arkasına toplumları ayıran duvarları, Attila İlhan şiirlerini,  Pink Floyd müziklerini , Sartre’ın eserlerini düşünüyorum. Örülen ve yıkılan duvarlar... Insan ne çok anlam yüklüyor gerçekten.

Bilindiği üzere Auster’in sıklıkla atıf yaptığı Thoreau’nun Walden isimli eserinde, bir insanın doğada kendine dört duvar örerek saklanmış ve belki kaçılmış hayatının güncesinden bahsedilir. Nash’in duvar örerken yaptığı da esasında Walden’ın çabasından farklı değildir.  Mutlak yalnızlık içerisinde huzur arayışıdır. Kendine bir özgürlük sahası açmak ister. Ancak ne garip bir ironidir ki özgür olmak için insanın kendini sınırlaması gerekir. O zaman işin anlamı duvarın hangi cephesinden bakıldığına göre değişecektir. Çünkü bir yüzü  esareti diğeri ise özgürlüğü ifade etmeye başlar. İşte Auster bu yüzden Nash’e önce özgürlük sonra esaret verir. Bu ikisini birbirinden ayıran ise Nash’in kendi elleri ile ördüğü görkemli duvar olacaktır. Hikaye boyunca varoluşçuluk ve postmodernizmin yapı taşları çeşitli kişi ve olaylarla sadık okura sunulur ve yine sadık okurun duvarın ne tarafında olacağını sorgulamasını hedefler ama kimse bir seçim yapmak zorunda değildir. Çünkü hayat öylesine hesapsız sürprizler taşır ki; bazen şartlar seçimi belirler; bazen ise seçimler şartları...

Ne Okusam


Attila İlhan – Duvar
Jean Paul Sarte - Duvar

Three Sides of a Wall  – Obstacles and Border States in Paul Auster’s Novels – Taiteiden tutkimuksen laitos/ Yleinen kirjallisuustiede Pro gradu -tutkielma Helmi Nyström 4. 10. 1999

Paul Auster romanlarına ilişkin bir araştırma. (Yazımızın ekinde bu araştırmanın İngilizce metnini bulabilirsiniz.)

Ne İzlesem

Şans Müziği - Music of Chance

Yönetmenliği Philip Haas’ın yaptığı Paul Auster’in Music of Chance isimli kitabından uyarlamadır. Senaryosu Paul Auster, Philip Haas ve Belinda Haas tarafından yazılmıştır. 1993 yılında Cannes film festivalinde gösterilen eser ne yazık ki kitabının  başarısı ile kıyaslanamayacak kadar vasat kalmıştır. Başrollerini Mandy Patinkin (Jim Nash) ve James Spader (Jack Pozzi) paylaşmıştır. Filmin sonunda Paul Auster sürücüyü rolü ile izleyici karşısına çıkar. Ayrıntılar için tıklayınız.
Cannes Film Festivali sayfasından... tıklayınız

Diğer filmler:

Duvar – Yönetmen : Yılmaz Güney
Pink Floyd The Wall – Yönetmen : Alan Parker

Yazar

Görünmeyen,

Son Şeyler Ülkesinde,

New York Üçlemesi,

Yalnızlığın Keşfi,

Yanılsamalar Kitabı,

Kırmızı Defter,

Kehanet Gecesi,

Duman,

Yükseklik Korkusu,

Yazı Odasında Yolculuklar,

Karanlıktaki Adam

adlı kitapların da yazarı Amerikalı yazar hakkında daha fazla bilgi için Tıklayınız.

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile