Ara

Dinle (Podcast)

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Haberdar Olun!

Tembellik Hakkı (Podcast) PDF Yazdır e-Posta

Tembellik HakkıDeğerli Kitap kokusu sever... Yanık kokusu ile başlayan podcast (konuşmaca) serüvenimizi distopyalar ile devam ettirdik. Sonra "son devrim" yoktur diyerek yola çıktık, ama nedense aralarda bir yerlerde nefesimiz kesiliverdi. Fransız Devriminin fon oluşturduğu İki Şehrin hikayesinin ardından bir karar verdik, Burçin ve Ali Erdem olarak, dedik ki okuma serüvenimize artık sınır koymuyoruz, tür, konu ayrımı yapmaksızın neşemize göre okuyor, konuşuyoruz. Aslında bu bir nevi disiplinden kaçıştı, tembellikti! Ve ilk kitabımıza da bu duruma uygun seçtik: Tembellk Hakkı!

Kitabımız            : Tembellik Hakkı (Le Droit à la Paresse)

Kokusu               :  Mücadele, puro, arsenik

Yazarımız            : Paul Lafargue

Çevirmen           : Işık Ergüden

Yayınevi: Kırmızı Kedi

Diğer yayınevleri:

Zeplin Kitap

Totem Yayınevi

Damadı olduğu Marx’tan ve Proudhon’dan etkilenmiş sıradışı Fransız Marksisti Paul Lafargue’ın zamana meydan okuyan manifesto niteliğindeki metni Tembellik Hakkı, kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmaya övgüler düzen 20. yüzyılın Marksist klişelerine de erkenden savaş açmış bir eserdir. Bu kısa ve özlü metin, bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarıdır.

Tarihsel bakımdan son derece zengin bu klasik metin,

19. yüzyılın kolektif zihin yapılarını analiz eden toplumsal, ekonomik ve entelektüel bir monografi sunarken, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı başarmaktadır. Makineleşme sayesinde çalışma süresinin kısaltılabileceği, boş zamanın arttırılabileceği yönündeki Lafargue’ın görüşü, üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk asra rağmen, çalışma ve tüketme mitlerinin egemenliğinin iyice pekiştiği, “hayat”a daha az yer kalan günümüz dünyasında hâlâ bir talep olarak yerini korumaktadır...

Zorunlu çalışmaya ayrılmayan özgür zaman anlamına gelen “Tembellik Hakkı”nın içerdiği erdem ve yaratıcılığı, performansa, bireysel başarıya ya da üretimciliğe dayalı bütün ideolojiler bir araya gelse ortadan kaldıramaz!

“Çalışın, çalışın, proleterler, toplumsal serveti büyütmek ve bireysel sefaletinizi arttırmak için çalışın;

çalışın ki,daha da yoksullaşarak, çalışmak ve sefil düşmek için daha fazla gerekçeniz olsun. Kapitalist üretimin insanın gözünün yaşına bakmayan yasası budur.” (Tanıtım Bülteninden)

Tavsiyelerimiz:

Aylaklığa Övgü - Bertrand Russell

"1950'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Russell, Vietnam Savaşı'na karşı çıkanların başında yer aldı. 1895-1945 yılları arasında matematik ve felsefe alanlarında bilim dünyasına çok önemli eserler kazandıran, daha sonraki yıllarda bütün gücünü sosyalizmi ve eğitimde yeniliği savunan yazılara harcayan Russell, Aylaklığa Övgü'de faşizm, eğitim, felsefe gibi toplumsal sorunları irdeliyor."

Abolition of Work - Bob Black

Dünyanın tüm çalışanları.... dinlenin!

"Work is the source of nearly all the misery in the world. Almost all the evil you'd care to name comes from working or from living in a world designed for work. In order to stop suffering, we have to stop working."

Karl Marx'ın Paul Lafargue'a Mektubu

Azizim Lafargue,

Aşağıdaki gözlemleri yapmama izin vereceğinizi umuyorum:

1. Eğer kızımla olan ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, "kur yapma" yönteminizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Gayet iyi biliyorsunuz ki, henüz verilmiş bir söz yoktur ve hiçbir şey de kesinleşmemiştir. Hatta Laura, sizin usulüne uygun şekilde nişanlınız olmuş olsaydı, yine de söz konusu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Çok fazla bir samimiyetin alışkanlıkları iki sevgilinin çetin tecrübeler ve ıstırap anlarıyla dolu olarak geçirecekleri ve zorunlu olarak da uzun bir süre aynı yerde oturacakları oranda yön değiştireceklerdir.

Yalnızca bir haftanın jeolojik devresi içinde, bir günden diğerine değişen davranış değişikliklerinizi dehşetle izledim. Fikrimce, gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın putuna karşı olan çekingenliğinde ortaya çıkar; fakat asla ihtiras içinde kendini kapıp koyvermeyle ve vaktinden önce gelişen bu samimiyetin gösterileriyle değil...

Eğer melez mizacınızı müdafa edecekseniz, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da benim görevimdir.Eğer onun yanındayken, Londra meridyeniyle uyan bir şekilde sevmeyi bilmiyorsanız, onu uzaktan sevmeye rıza göstermek zorunda kalacaksınız. Tam metin için tıklayın

Atlas Silkindi - Ayn Rand

"Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar. Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzaktaki fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyor. Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. Ben sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum."

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2015-03-10 21:26
Podcast yok mu? En kısa zamanda yüklenir umarım.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2015-03-10 23:12
Bülent Bey siz olmasanız, bizi kim dürtecek! Yayın yönetmeniniz gibisiniz, iyi ki varsınız! :)
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2015-03-16 22:19
O kadar zengin, o kadar zihin açıcı ve o kadar eğlenceliydi ki tadı damağımda kaldı. Çok teşekkürler.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile