Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Oy Trabzon Trabzon Senden Ayrılacağım PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

Dünyanın neresinde olursa olsun, darda ve zorda kalanlara çağlar boyu kucağını açan, bağrına basan ve anayurtluk yapan Anadolu, sıra kendi öz evlatlarına geldiğinde, bazılarından bu cömertliği esirgedi?
Yeşim Ustaoğlu?nun ?Bulutları Beklerken? isimli filmini izledikten sonra mübadele üstüne eğilme ihtiyacı duymuştum. Ancak ne yazık ki pek yeterli bir kaynak ve edebi anlamda çok bir eser verilmemiş olduğunu fark ettim. Bir zaman sonra kitap fuarında çok sevdiğim bir dostumun Mübadelenin Öksüz Çocukları isimli kitabı hediye etmesiyle bu konuya tekrar eğildim.

Tarihsel dokümanlardan inceleyebildiklerimi inceledim ve bir dosya içinde kütüphanedeki açılan yere bıraktım. Gel zaman git zaman NTV Tarih Dergisi?nin bir sayısında tam sayfa olarak kitap kapağına rastladığımda hemen yanında Demir ile Vasili?nin isimlerini görünce çok heyecanlanmıştım. Kitapçıda son kalan kitabı aldığımda kalın kapağının ve özenilmiş cildiyle okunmak için davet ediyordu.
Kitaba gelecek olursak, ben ve diğer okuyan arkadaşlarımın ortak fikri edebi yönden yeterli olmayışıydı. Ancak ne beklendiğine bağlı olarak düşünüyorum. Ben bu kitaba başlarken edebi kaygılarımı sonraki sıralara bırakmıştım. O yüzden ilk sayfalardan itibaren romanın baş karakterleri Demir ile Vasili?nin talihsizlik olarak addettiğim bir tarih diliminde bir dostluğu nasıl yürütmeye ve acılar yaşadıklarına naif bir yazımla devam ettim.
Tarihsel anlamda bazı yönlerin üstünde durulmadan geçildiği eksikliğine vardım. Rus işgalinin 1917 Bolşevik Devrimi?yle sona ermesinin daha detaylı anlatılmaması ve 1915 olaylarının o aileye bir çocuk bırakmasına rağmen kitabın giriş kısmında kısa sürede geçmesi (gerçi burada göçenlerin o köyde bir gün barınmasının anlatımını uzatmak yazarın yazımını zorlayabilirdi) gibi bazı dönemeçlerde bir eksiklik duydum.
Baş kahraman olan Demir ile Vasili?nin tamamen iki toplumdan soyut kalmasa veya kalamasalar bile yaşananları büyük bir ızdırap içinde izlemeleri ve dostluğun gereği olarak gözden ırak zamanlarda bile birbirlerini düşünmekten alıkoyamadan yaşamaya çalışmaları her şeyi bir yana bırakıyordu. Bu kadar farklılığı barındıran o coğrafyanın böyle zor zamanları ki başa gelmedik sıkıntı yaşanmadı desek yeridir, elbet bir yerlerde büyük kırılmalar yaşaması kimin suçuydu? Zaten kitabın sonunda yazarın notu olarak anlatıcının notu olarak dört cildi okuyanı tarifinin yanında ettiği cümleler her şeyi özetliyordu.     

Yazar

Hilmi Köksal Alişanoğlu, (d. 1958 Sürmene, Trabzon) yazar ve işadamı.
İlkokulu Trabzon'da okuduktan sonra Darüşşafaka Lisesi?nden ve Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Türkiye?nin ilk pazar araştırmacılarındandır. Bileşim Araştırma Şirketi yanısıra, Türkiye?nin televizyon rating ölçümüyle tanışmasını sağlayan AGB şirketinin kurucularındadır. Alişanoğlu mizah içerikli kitaplar yazmıştır. 2003 yılında YUVA-Rare Class adlı kitabında Darüşşafaka yıllarını; 2005?te, Netekim 12 Eylül?de Geldiler adlı eserinde, adıyla anılan dönemde yaşanan trajik olayları mizahi bakış açısıyla kaleme almıştır. 2006?da Nereyesun Karadeniz isimli romanı yayınlanmıştır. Bu kitapta, sanayinin gelişimi ve batılılaşma hamlesiyle birlikte 1980?li yıllardan sonra Anadolu insanının değişimi anlatılmaktadır. 2007?de yayınlanan İngilizce Hamburger Nasıl Denir mizahi öykü kitabıdır. 1987 yılında evlenen Alişanoğlu üç çocuk babasıdır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hilmi_K%C3%B6ksal_Ali%C5%9Fano%C4%9Flu adresinden alınmıştır.

Müzik

Niko?nun Kemençesi
horon ke tragodia (horon ve türkü) adlı albümü yaparak, Yunanistan?a göçmüş Karadeniz kökenli Rumların (pontus) müziğini ilk kez bir albümde toplayan genç müzisyen. Bir kaç yıldır İstanbul?da yaşıyordu, Boğaziçi Üniversitesi?nde master yapıyordu. şimdi bilmiyorum. Müziğe ve geçmişine ilgisi, Yunanistan?ın bir dağ köyünde Karadeniz?e özlem duyarak ölen dedesinden kalmaymış. Tamamına yakini Rumca seslendirilen parçalardan Çayeli türküsü, Türkçe ve Rumca olarak seslendirilmiş, kırık Türkçe ve Rumca çok güzel gidiyor beraber, kemençe kusursuz, türkünün ortasında ise daha önce duymadığım ilginç bir bölüm var. Ayrıca eserlerin tamamı Giresun, Trabzon ve Rize dolaylarından derlenen ezgilerden oluşuyor. Bir çok müzik aletinin dışında, ağırlıklı olarak kemence kullanılmış. şarkıların isimlerine geçelim:
elenitsam, sumela, mirolayia (agit), çayeli, parhari anemo (yayla ruzgari), niko'nun kemencesi, sera horon, ela legose pulim (bana gel kusum), kerasunda tragodia (Giresun türküsü), zygana (Zigana), asin tonya erhume (tonya'dan geliyorum), gemiler Giresun?a ve hereftiko (enstrümantal)
müzikal yolculuğuna Yunanistan?da başlayıp Trabzon?a varan Mihailidis'in kendi şöyle ifade ediyor içindeki tutkuyu: "kökleri tarihin derinliklerine uzanan Trabzon?u coğrafi bir bölgeden çok, bir yaşam biçimi, yaşama ve ölüme karşı bir tavır, akan zamana karşı devamlı bir direniş olarak gören ve bu coğrafyanın melodik ve ritmik yapısından etkilenen, kokularıyla renklerini tenlerinde taşıyan bu insanlara çok şey borçluyum. onlar sayesinde Trabzon hala aşkın ölümle mücadelesinin şarkı, türkü ve dansta bulduğu ifadedir...?

Albüm Listesi
01-Elenitsam
02-Sümela
03-Miroloyia "Ağıt"
04-Çayeli
05-Çayeli Geçiş
06-Parhari Anemo
07-Niko'nun Kemençesi
08-Sera Horon
09-Ela Legose Pulim
10-Kerasunda Trağodia
11-Zygana (Zigana)
12-Asin Trabzon Tonya Erhume
13-Gemiler Giresuna
14-Horeftiko

Film

Bulutları Beklerlen (Yeşim Ustaoğlu)
http://www.imdb.com/title/tt0418309/


Bir Tutam Baharat (Tasos Boulmetis)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bir_Tutam_Baharat

Kitap

Mübadelenin Öksüz Çocukları ? İskender Özsoy ? Bağlam Yayınları
Mübadele ve Samsun ? Nedim İpek ? TTK



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2010-07-03 16:15
Ben bu kitabı beğenmedim. Bu kadar derin bir konu daha güzel işlenebilirdi.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2010-08-31 17:15
Kesinlikle katılıyorum... Fazlasıyla üstün körü yazılmış. Aslında yazarın geçmişine baktığımda, birtakım konuları daha derinlemesine işlemesini beklerdim!
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2011-02-08 20:04
Şu anda bu kitabın 148. sayfasındayım. Konu güzel ama yazımı sanki bir lise öğrencisinin elinden. Tasvir yok, duyguların anlatımı yok. Tam hayalkırıklığı oldu.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile