Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Nietzsche Ağladığında PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Kitap adı: Nietzsche Ağladığında

Yazar adı: Irvin Yalom

Yazıyı okurken sizin için seçtiğimiz müziği dinlemek için tıklayın.

Kitabı bitirdim bitireli kendimi Breuer zannediyor,bir teşhis dehası gibi görüyorum: "İçi birçok kitap dolu yüksek tavanlı ofisimde arkadaşım Freud’la oturuyoruz. Freud’un purosunun kokusu etrafı sararken ben ona Nietzsche vakasını anlatıyorum. Olayların planlı ama spontane gerçekleşmesini…" İşte böyle hissetmemi Irvin Yalom’un gerçekten çok profesyonelce yazmış olduğu romanı sağladı. Bir taraftan Nietzsche olmak istedim bir taraftan psikanaliz düşüncelerine sahip olan Freud. Gerçekten karakterlerin daha mükemmel kurgulanmış veya anlatılmış olmasını düşünemiyorum bile,her biri ayrı ayrı dikkati çekiyor. Kitap Nietzsche’nin biyografisi olmanın ve Breuer ile Freud’un hayatlarından bir kesit göstermenin yanında gerçekten çok iyi kurgulanmış bir roman. Okuyucuyu hemen içine alıyor. İçinde Psikanalizin bir çok  bölümünden bahsedilmiş.Rüya analizlerinden küçüklükte etkilenen bir olaya,bu olaydan bilinçaltına.


Nietzsche’nin kalbi;Lou Salomé’nin Paul ile olan üçlü ilişkileri sonucunda kendisini terk edip Paul’ü seçmesinden çok kırılmıştır.Bu yüzden hem psikolojik hem de fiziksel olarak birçok rahatsızlık geçirmeye başlamıştır.Bir çok seçkin doktora gitmiş fakat derdine çözüm bulamamıştır.Bu olay üzerine bir gün Breuer’i İtalya’da bir kafede otururken,Rus bir kız rahatsız eder.Breuer kıza Viyana’daki muhananesinde bir randevu verir.Kız Lou Salome’dir ve Nietzsche’nin intihar etmesinden korkmaktadır.Kendisini iyileştirmesi için Breuer’den yardım ister. Kız eğer bunu kabul etmezse dünyanın çok büyük bir Filozofu kaybedeceğini söyler. Bunu
Nietzsche’nin de bilmemesini tembihler. Breuer kıza bir türlü hayır diyemez, diyemez çünkü kıza tutulur. Salome, özgür ruhlu, tek seferinde birden çok erkekle olan karşı konulmaz derecede çekici genç bir kızdır. Breuer’in kıza hayır dememesinin özel bir sebebi vardır. Kendisi önceden hastası olan ve yeni bir araştırma sistemi geliştirmesine yol açan Bertha’ya yani takma ismi olan Anna O.’ya aşıktır. Karısının istediği üzerine Bertha’nın doktoru olmayı bırakmıştır.

Breuer ile Nietzsche görüşmelerine başlarlar.Nietzsche ruhsal sorunu olduğunu bir türlü kabullenmez.Fiziksel olarak duyduğu bir çok rahatsızlık vardır. Breuer’e bunları geçirmesi için gelmiştir. Breuer çoğu kez ısrar etse bile özel hayatıyla ilgili hiçbir bilgiyi vermez. Breuer, Nietzsche’yi senatoryuma yatırmak ister.Nietzsche bunu kabul etmez ve doktor ile aralarındaki görüşmelerin bitmesini talep eder.Breuer nerede yanlış yaptığını anlamaya çalışmaktadır. Bir gece kapısına bir adam gelir ve evinde bir adamın kaldığını söyler. Bu adam Nietzsche’dir. Breuer hemen yanına gider, Nietzsche’yi yatakta trans halinde bulur ve onu iyileştirir. İyileşen Nietzsche borcunu ödemek ister. Breuer kendisine,Breuer’in zihin doktoru olmasını ve kendisinin de Nietzsche’nin beden doktoru olmasını teklif eder. İlk başta bunu kabul etmeye yanaşmaz Nietzsche ama sonra kabul eder ve senatoryuma yatar, birbirlerine tedavi uygulamaya başlarlar.

Tedavi sürecinde Breuer sorunlarını abartarak anlatır ki Nietzsche’nin kendine güveni artsın ve kolayca açılabilsin. Tedaviler sırasında gittikçe yakınlaşırlar. O sırada Nietzsche’nin tedavisi biter fakat psikolojik durumunda bir farklılık yoktur.Hem bu yüzden
hem arkadaşlıklarından dolayı Breuer,Nietzsche’nin gitmesini istemez ama o İtalya’ya gider. Nietzsche’nin belirli bir yeri yoktur o bir kaçak,göçebe en önemlisi elinde bir bavulu ile ülke ülke dolaşan filozof bir gezgindir.

Kitaptaki Karakterler:

Breuer: Mükemmel şekilde teşhisler koyan bir Profesör. Psikanaliz’in kurucusu. Saygın bir kişilik. Dürüstlüğü ve saygın olmayı çok önemli buluyor. Buna rağmen hayatında bir hata yapıp hastası Bertha’ya aşık oluyor ama onunla hiçbir zamanda cinsel bağlamda ilişkisi olmaz. Evlidir ve güzel bir eşi vardır fakat bu evlilikten mutlu değildir. Dürüst bir insan olmasına rağmen hastalarına onların yakın zamanda öleceklerinin haberini bir türlü veremez.

Freud:Breuer’in genç arkadaşı ve öğrencisi.Psikanliz’i teorileriyle daha genişletir ve şimdiki haline getirir.Ama kitaptaki zamanlarında daha genç ve pek bilgili değil.

Salomé:Güzelliğiyle bütün erkekleri büyüler.Özgür ruhlu,çoklu ilişkiler yaşamaktan hoşlanıyor,evlenmeyi aklından bile geçirmiyor.

Nietzsche:Henüz tanınmamış bir filozoftur.Kendisi gezerek yaşar,belli bir evi yoktur.Tanrıyı öldürmüştür;ona göre tanrıyı yaratanda öldüren de insanoğludur. Gururlu bir kişidir ve otoriter bu yüzden bir türlü duygularını açıklamaz.

""Ümit mi? Ümit en son kötülüktür! Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, insanlar yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladı. Fakat Zeus'un arzusunun, insanların, kendilerini işkenceye teslim etmeleri
olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır." -Nietzsche

- Ekin -

 

Ne Okusam

Aynı yazardan "Divan" - Irvin D. Yalom //Ayrinti yayinlari,

"Askin Celladı ve Diger psikoterapi Oykuleri" //Remzi kitapevi

"Bu kitapta, psikoterapist Yalom'un yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme gibi, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı temel insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği on öyküyü okuyacaksınız."

Kitabin biyografi olmasindan yola cikarak "Katharine Hepburn'un Hatırladıkları" -A.Scoot // Berg/Epsilon yayinlari

"Sinema seyircisi, kendi ümitlerini en sevdiği kahramanda yaşatır. Hayranları için Katharine Hepburn diğer sinema yıldızlarından farklıydı. Onun doğal güzelliği, Hollywood ışıkları ve makyajı olmadan da çarpıcı, konuşmaları başkalarının yazdıklarını okumadan da espri ve zeka dolu, perdedeki mevcudiyeti her türlü rolün altından kalkacak kadar parlaktı.

Katharine Hepburn ömrünü 'özgür bir kadın' olarak sürdürmüş olmasına rağmen, Spencer Tracy ile yaşadığı büyük aşkla da, Hollywood gibi sanal bir dünyada, sevgi ve sadakatin eşsiz simgesi olarak hatırlanacaktır.

Kate'in yakın dostu olan A. Scott Berg'e yıllar içinde aktardıklarından yola çıkılarak yazılmış olan bu kitap, sıradan bir biyografi değil. Hollywood'un neredeyse elli yılının panoramasını çizerken, özgür ama yalnız bir kadının öyküsünü de yüreğe dokunan bir üslupla anlatıyor.
"

Ne İzlesem

Nietzsche Ağladığında - aynı ismi taşıyan film.

Yönetmen: Pinchas Perry,
Oyuncular: Katheryn Winnick,  Armand Assante,  Ben Cross,  Andreas Beckett,  Jamie Elman,

19. yüzyıl Viyana'sı... çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer'i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Tıklayın

Bir diğer film:

A Dangerous Method (Tehlikeli İlişki) - Freud'u anlatan bir diğer film

Yönetmen: David Cronenberg,
Oyuncular: Keira Knightley,  Viggo Mortensen,  Vincent Cassel,  Michael Fassbender

The Talking Cure isimli tiyatro oyunundan uyarlanan film; Freud ve öğrencisi Jung'un ilişkisi çerçevesinde psikanalizin doğuş sürecini ve bu iki büyük ismi karşı karşıya getirecek olan 18 yaşındaki genç kadın Sabina'nın öyküsünü anlatıyor. Tıklayın.

Yazar

Aktüel Pskiloloji sitesinden yazar Irvin Yalom ile yapılmış oldukça kapsamlı bir söyleşinden alıntıyı sizlere aktarıyoruz. Yazının tamamı için TIKLAYIN.

"Irvin Yalom grup terapisinin büyülü diyarına rehberlik eden kişilerden bir tanesidir. Kitapları, Amerika’da yapılmakta olan lisansüstü düzeyindeki eğitimlerde sıklıkla kullanılmaktadır.

Aslında en büyük kazançlardan birinin kişinin mümkün olduğu kadar çok kendini anlaması, tanıması olduğunu söyleyebilirim,  çünkü hastaya gerçekte yardım edebilmenin en önemli ve etkili yolu yine kendi içimizden geçiyor. Hastalarımızla derin ve açık ilişkiler kurabilme yetisine sahip olmamız lazım. Bu demektir ki, kendimiz hakkında tüm hayatımız boyunca sürecek bir çalışmanın içinde olmalıyız. Bu da kişisel terapinin zorunluluğunu ortaya koyar. Hatta şimdi bile, örneğin, ben kendimi değişiyor, büyüyor ve kendim hakkında daha fazla şey öğreniyor olarak görüyorum ve bundan bir iki yıl öncesine göre daha iyi bir terapistim.

Bu nedenle de tüm terapistlere kendi kişisel terapilerine başlamalarını ve uzun bir dönem buna devam etmelerini öneririm. Sadece bu değil, terapiye birden çok defa da gidebiliriz çünkü hayatımızın farklı dönemlerinde bizim için önemli olan farklı problemlerle karşılaşırız. Kişinin kendisini anlamasına yönelik terapiler yaşama yayılan bir süreçtir. Ayrıca farklı terapi tekniklerini denemenin de önemli olduğunu düşünürüm, böylelikle her bir terapi tekniğinin bizim için faydalı olabilecek farklı tekniklerinden farklı kazançlar elde etmiş oluruz."

  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
Nietzsche Öldü Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu... PDF Yazdır e-Posta

Yazarı: Thomas Cathcart- Daniel Klein
Yayınevi: Aylak
Türü: Felsefe
Yayın tarihi: Ekim 2010
Çevirmen: Algan Sezgintüredi

  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3