Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Minare Gölgesi (Podcast) PDF Yazdır e-Posta

Kitap Kokusunun izinde bu yerli bir yazarımız ile devam ediyoruz. Hatta daha önce hiç okumadığımız yerli bir yazar okuyalım diyoruz. Bu nedenle de MİNARE GÖLGESİ adlı kitabı okumaya karar veriyoruz. Siz okudunuz mu?

Kitabımız            :  Minare Gölgesi

Kokusu              : Ali Erdem: Kışın, sigara külü + ıslak yün; yazın, sigara külü + karpuz Burçin: arap sabunu ile yapılan temizlik sonrası koku

Yazarımız            : Engin Ergönültaş

“... Ağır demir sokak kapısını dışarıda hızlanıp deli deli savrulan karların üzerine gıcırtılarla kapattılar.

Kapıyı kapatır kapatmaz yakındaki caminin minaresinden birden patlayan yatsı ezanı, kalın demir kapının içinden geçti, girişteki boşlukta pul pul dökülmüş rutubetli duvarlara çarpa çarpa karanlığın ortasında çınladı.

Yazının devamını ve tavsiyeleri okumak için TIKLAYIN

Karanlığın ve yüksek sesle okunan ezan sesinin içinde, bir nehire giren biri gibi, kısa bir an kıpırtısız, öylece durdular.

Annesi nemli duvarda otomatik düğmesini bulup birkaç kere bastı.

Işık yanmadı.

‘Kafasına göre çalışıyor, şunu da birtürlü yaptıramadılar.’Kat başlarındaki aydınlığa bakan küçük pencerelerdeki kül rengi loşluğa yağan karlar ve karanlık.

Karanlığın içinde annesinin kolunun ılıklığı...

Meryem, uzun sürmüş ağrılı bir gecede, ateşler içinde, ağrılar ve kâbuslarla  uyuduktan sonra, karanlığın ortasında birden uyanıp ağrının tamamen geçtiğini anladığı gecelerden birinde duyduğu huzur ve mutluluğun aynısını duydu.”

Bu konuşmamızda değindiğimiz kitaplar ve eserler:

Gönül İndirme Değil, Kan Bağı - Radikal Gazetesi - Turgut Yüksel, Engin Ergönültaş söyleşi (Yazının tamamı için tıklayın)

- Hikâyelerin neden acılaştı?

- Komedi işiyle uğraşanların başına böyle bir iş geliyor. Yaşlanmaya başladıkça giderek ciddileşiyorlar. “Komediyi seven ama dramı daha fazla önemseyen toplum”la aralarındaki bir mesele herhalde… Hem alkışlanıp hem de hafife alındıklarını sezen, bununla ilgili örtülü bir tedirginlik yaşayan komedyenler yaşlandıkça daha ciddi bir “pozisyon”a doğru kayıyorlar. Mesela Chaplin’in son filmlerinde bu sözünü ettiğim dönüşüm açıkça görülüyor (Şehir Işıkları yine bir derece ama son filmi Sahne Işıkları basbayağı acıklıdır, bir önceki Mösyö Verdoux ise bambaşka bir kara filmdir). Mükremin Abi’den Behçet Necatiğil’e giden yola da bakarsanız aynı şeyi görürsünüz. Ağlayan palyaço resimleri de alt metinlerinde bu duruma da işaret ediyorlar bence. Bana dönersek, bir başka ağlayan palyaço olarak, kendimi, az önce sözünü ettiğim sendikacının, “hava”nın yeniden, ama bu sefer ters yöne döndüğünü anladığında içine düştüğü ruh haline yakın hissediyorum. Mizah dozunun azalmasını buna bağlıyorum.

TASVİR'lerden konuşurken, H.P.Lovecraft'tan bahsediyoruz. Gotik öyküler deyince akla ilk gelen isim: H.P. Lovecraft'tır. Hala okumadıysanız kesinlikle tavsiye ederiz. Tıklayın

Ne okusam? Rıfat Ilgaz - Karartma Geceleri (Ali Erdem tavsiye) -

İkinci Dünya Savaşı'nın sınırlarımıza dayandığı 1944 yılı. Ülkede, ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Şairlere, yazarlara, düşünürlere baskı uygulanan bir dönemdir aynı zamanda.

Bu sıkıntılı günlerde, bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır.

Ne okusam? Ağır Roman - Metin Kaçan (Burçin tavsiye)

"Güneş buluttan sıyrılırken Kolera’nın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar.

Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden tırstıklarından mahkûmlar gibi camdan bakıyorlardı." TIKLAYIN

Ne okusam? Zifirname - DeliGücük (Ali Erdem tavsiye)

Deli Gücük - "İyinin kendi ölse de sözü ölmez" Birinci kitap için TIKLAYIN

DG - 19. yüzyıl Anadolu bozkırı, binbir dilli beddua, göz gözü görmez yağmurlar, kimsenin uğramadığı tenha yollar, gece uykusundan sağ çıkan yolcular, afyon ve tütün dumanı, şayia ve velvele, kan pıhtısı...19. yüzyıl Anadolu bozkırı, binbir dilli beddua, göz gözü görmez yağmurlar, kimsenin uğramadığı tenha yollar, gece uykusundan sağ çıkan yolcular, afyon ve tütün dumanı, şayia ve velvele, kan pıhtısı... İkinci kitap için TIKLAYIN

Deli Gücük: Zifirname - Cindir peridir kamdır sürüdür...

Sen daha uyu dur... Sen daha uyu dur... Üçüncü kitap için TIKLAYIN

Film: Stand by me - Benimle Kal TIKLAYIN

1986 ABD Yapımı - Rob Reiner Yönetmen - "Stand By Me (Benimle Kal) gerilim ve Korku yazarı Stephen King'in 'The Body (Ceset) adlı romanından sinemaya uyarlanmış. King bu hikayesini kendi çocukluğundan esinlenerek kaleme almış. 1950'lerde geçen film, ergenliğe yeni girmiş dört kafadar gencin Oregon ormanlığında kayıp bir çocuğun cesedini aramalarını konu ediniyor. Yol boyunca daha da yakınlaşan çocuklar, birbirleri hakkında pek çok şey keşfedeceklerdir. Ancak kasabanın serserileri de onların peşindedir."

 

 

Müzikal: We will rock you - Queen // Ben Elton detaylar için TIKLAYIN

Kitap Kapağı - ARA GÜLER




Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2013-05-22 23:45
Yine harika bir podcastti. Kendi kendinize konuşmuyorsunuz , hiç merak etmeyin. Zevkle dinliyorum, kitabın etrafında dönen veya ondan uzaklaşarak gerçekleştirdiğ iniz sohbetlerin hepsi çok güzel. Her dinlediğimde orada olma isteği duyuyorum. Yanınızda, ben de belki biraz buzlu çay alabilirim (güler). Çok merak ettiğim bir kitabı iki farklı bakış açısından dinledim ve merak duygumu kaybetmeden bir sürü şey öğrendim. Çok teşekkür ederim, lütfen podcastlere devam. Ben buradayım ve siz yayınladıkça sizi dinleyeceğim.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-05-23 08:44
Bülent Bey, gerçekten çok teşekkürler. Yorumlarınız ve desteğiniz için. Okumak, tartışmak çok keyifli, ama paylaşmak en çok çoğaltanı, en çok haz vereni... Kimbilir bakarsınız birgün birlikte bir konuşma yapar, bir kitap üzerine beraber tartışırız. Yanında içeceğimiz "soğuklar" ya da duruma göre "sıcaklar" ise işin kreması olur! Sevgiler, Saygılar, NoT: Siz de podcast'e başlarsanız mutlaka haber verin, duyuralım. Ayrıca sitede yayınlamak üzere kitap eleştirileriniz ya da edebiyata ilişkin herhangi bir yazınız olursa lütfen paylaşın.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile