Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Körlük PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Yazar: Jose Saramago

Yayınevi:Can

Çevirmen: Aykut Derman

Körlük bir arabanın içinde yeşil ışığın yanmasını beklerken başlar. Aniden göremeyen bir adamın korkusu ve çaresizliğine tanıklık edilir. Saramago daha ilk paragraftan okurunu altüst edeceğinin sinyalini verir. Bu kurmaca aynı zamanda çağımızın insanına ve liberalizmin çürümüşlüğüne sert eleştiriler taşıyacaktır.

Arabasında kör olan adamın yardıma gelen bir fırsatçı; onları tedavi etmeye çalışan doktorkör olurlar ve ardından salgın hızla yayılır. Kaos ve korku nüfuz eder medeniyete. Devlet eliyle tecrit çözümü bulunur;  insanlar terkedilmiş bir akıl hastanesine terk edilir. Artık yeni bir düzen başlayacak; güç dengeleri bu komün içerisinde yer değiştirecektir.

Ertesi sabah  bir anons duyulur. Kimse dışarıya çıkmaya çalışmayacak; buyruğa uymayanlar ölüm ile cezalandırılacaktır. Bulunan çözüm bir başka sorunun doğmasına mı yol açacaktır yoksa? Salgın ayrım yapmaksızın yayılır; erk gücünü ve kontrolü kaybeder; toplum kaosa sürüklenir. Böylece okur, düzen kurucunun düzensizlik içinde çöktüğünü görür ancak tecrittekiler olan bitenden habersiz kendilerine ayrılmış alanda yeni bir düzen inşa etmektedir.

 

Yeni düzende herşey aynı salgın  gibi hızla normalleşir. Şiddet, zulüm, baskı, ölümler ve açlık sıradanlaşır; her normalleşmede olduğu gibi önce şaşkınlıklar kaybedilir ardından kanıksanmışlıktan faydalanan çürümüş insanlar erki eline geçirince insanlık onuruna tecavüze başlar. Tüm bunlara karşın çoğunluğun tepkisizliği ve kabullenmişliği manidardır.

Saramago eserinde insanlığın temel ve evrensel sorunlarına; kendi kurduğu sistem ve sıyrılamadığı kendi doğasında yaşadığı çaresizlik açısından yaklaşıyor. Bir kahramanı değil bir insanlığı kör ediyor ve yaşanacakları görmek için kör olmaya gerek olmadığını çarpıyor suratlarımıza.

Bugün evimizde yemek yerken televizyonu açıp izlediğimiz savaş, açlık ve zulüm haberleri karşısında yemeğe nasıl tuz ekebildiğimizi, bunca vahşete, haksızlığa tanıklık edip ardında normal yaşamlarımıza nasıl normal normal devam edebildiğimizi soruyor. Saramago bunu hep yapıyor. Bakan gözü kör; kör gözü bakar hale getiriyor.

Ne Okusam

Jose Saramago'nun etkileyici diğer bir eserini hararetle tavsiye ederiz:

İsa'ya Göre İncil. Detaylı inceleme için tıklayın

Yazar adı: Jose Saramago
Yayınevi: Turkuvaz

"Savaşı kaybedeceksin, ama her dövüşten glip çıkacaksın."

Ne İzlesem

KÖRLÜK
Yönetmen : Fernando Meirelles
Filmografi
O Menino Maluquinho 2, 1998
Domésticas (Maids), 2001
Golden Gate (Palace II) (Short film), 2002
City of God, 2002
The Constant Gardener, 2005
Blindness, 2008
Intolerance (TBA)
By Any Means Necessary (TBA)

Bir göz doktorunun normal bir tempoda akan yaşamı, gözlerinin birdenbire kör olduğu şikayeti ile başvuran bir hastası tarafından alt üst olur. Körlük bu göz doktoruna da bulaşır. Nedeni bilinmeyen bir şekilde tüm kent halkında görülmeye başlanan bu olağandışı körlük yalnızca doktorun eşinde rastlanmaz. Olan biteni canlı olarak gören doktorun eşi, yaşanılan kaos ortamında kendisini ve ailesini kurtarmaya çalışır.

Filmin eleştirisi için tıklayın

Yazar

Portekiz'in en tanınmış yazarlarından olan Jose Saramago, 16 Ekim 1922 tarihinde Azinhaga köyünde doğdu. Henüz üç yaşındayken, ailesi Lizbon'a taşındı. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle yükseköğrenim yapamayarak, başka işlere yönelmek zorunda kaldı; sağlık görevlisi, yayıncı, çevirmen, gazeteci olarak çalıştı. 1947 yılında ilk romanı olan “Terra do Pecado”yu yazdı. Oniki yıl boyunca bir yayınevinde yayın yönetmenliği ve “New Seara” dergisinde edebiyat eleştirmenliği yaptı. 1972-1973 yıllarında “Daily Periodical of Lisbon”da siyasi makaleler yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulunda görev aldı. 1975 yılı Nisan ve Ekim ayları arasında “Daily one of Notice”de genel yayın yönetmeni yardımcısı olarak çalıştı. 1976 yılından beri ise, yalnızca yapıtlarından gelen gelirlerle yaşamaktadır. Bir komünist olan Saramago, Antonio Salazar'ın diktatörlüğüne karşı mücadele etti ve ilk kitabını izleyen 18 yılda gazeteci olarak çalışırken, yalnızca seyahat ve şiir kitapları yazdı. Salazar rejimi 1974 yılında yıkıldıktan sonra tekrar roman yazmaya başladı. Eleştirmenler, Saramago'nun çalışmalarında, Latin Amerika mistisizmini realizmle kaynaştırdığını belirtiyorlar.

Saramago'nun uluslararası düzeyde tanınmasını sağlayan yapıtı, 1983 yılında yayınlanan Memorial do Convento'dur. Opera olarak da sahnelenen bu yapıt, bireyler ve örgütlü din arasındaki savaşı inceleyerek, Saramago'nun otoriteye karşı uzun mücadelesini de yansıtıyordu. Fernando Pessoa'nın takma isimlerinden biri olan Ricardo Reis'in Lizbon'a dönüp yaratıcısıyla karşılaşmasını konu alan O Ana da Morte de Ricardo Reis, 1984 yılında yayınlandı. Saramago'nun en ironik yapıtı sayılan Historia do Cerco de Lisboa da (1988) tarih üzerine kurulu bir denemedir. 1995 yılına ait Körlük, insan varoluşunun özü, tanrı ve şeytan hakkında bir romandır. 1997 yılında ise, sıradan bir memur olan Senhor José'nin çevresinde dönen bir roman olan Bütün İsimler yayınlandı. Bunların dışında yazar, The Manual of Painting and Calligraphy, Terra do Pecado gibi romanlara da imzasını atmıştır.

Saramago'nun yapıtlarının arasında iki şiir kitabı, birçok deneme, oyun ve roman vardır. Bunların arasında özellikle romanlarıyla birçok ödüller almış olan Saramago'nun edebiyat yaşamının asıl meyvesi, 1998 yılında aldığı Nobel Edebiyat Ödülü'dür. Yapıtlarındaki hayalgücü, sevecenlik ve ironiyle anlaşılması zor gerçeklerin kavranmasını sağlayarak çağımızın en önemli edebiyatçıları arasında yerini alan Saramago, 18 Haziran 2010 tarihinde vefat etmiştir. Saramago Türkçe'de Körlük, Umut Tarlaları, Bütün İsimler, Yitik Adanın Öyküsü  gibi romanlarıyla tanınmaktadır. Can yayınevinden alınmıştır.

Keşfet

Fotograf çekmek her şeyden önce bir tutku. Yaşanan bir ânı görüntülemek, sonradan hatırlanmasını sağlamak ve başkalarıyla paylaşmak… Böyle bir birikimi arşivlemek ve sonraki kuşaklara aktarmak. Fotograf kavramıyla körlük arasında bağlantı kurmak ilk bakışta oldukça zor, çünkü görselliğe dayanıyor. Oysa benzer güdüler görmeyen insanlarda da var.

İşte bu düşünceden hareket edilerek “Kör Fotografçılar” projesi geliştiriliyor. Doğuştan total düzeyde kör olan ve fotograf çekme tutkusu taşıyan insanlara polaroid fotograf makinesini kullanmaları öğretiliyor. Kör fotografçı yaşamdan sahneleri bu makine ile görüntülüyor ve o sırada algıladığı duygularla düşüncelerini bir kayıt cihazına sesli olarak not ediyor. Bu uluslararası bir proje. Dünyanın dört bucağında kör fotografçılar tarafından çekilen fotograflarla o anda yapılan ses kayıtları, her ülkenin diliyle yazan tanınmış yazarlarca yorumlanıp her bir fotograf için bir metin hazırlanıyor. Sonra bu fotograflar bir albümde yanlarında yazarların kaleminden çıkan metinlerle birlikte kitap haline getiriliyor. Ancak bu metinler sadece kabartma yazıyla yani Braille alfabesiyle yayınlanıyor, mürekkep baskıyla değil. Bu kitaplar topluca bir sergide izleyenlere sunuluyor.

Kör Fotografçılar Projesinin konusu, yalnızca körlerin fotograf çekmesi değil. Görsellik ve körlük arasındaki ilişkinin kurulduğu bir çok alanda, kalıcı, geliştirici katkılar sağlamaya çalışıyor. Örneğin internet v.s. her ortamda paylaşılan fotografların yazılı betimlemesinin yapılması gerektiğini vurguluyor. Sinema filmlerinin görmeyenlerin izlemesine uygun biçimde sesli betimleme yoluyla desteklenmesi projesine katkıda bulunuyor. Müze ve sergi salonlarının görmeyenlerin ziyaretlerinde sesli betimleme hizmeti verebilecek rehberlik servisini sağlaması için çalışmalar yapıyor, görme engelli gruplarla müze ve sergi gezileri düzenliyor. Körler için sesli kitap üretimine somut olarak destek veriyor. Bu amaçla kör fotografçılar projesindeki resimlere metin yazan yazarların kitaplarını yine kendileri seslendirerek bunların kaydını yapıyor ve görmeyen okuyuculara sunuyor.

Okunan kitapların kapak resimlerinin sesli betimlemesinin üzerinde önemle duruyor. Bu kitapları okuyan görme engellilerle, engeli olmayan kitap severleri şehir sanat merkezlerindeki edebiyat kafelerde buluşturup söyleşi ortamları hazırlıyor. Görme engellilerin dernek ve diğer örgütlenmeler içinde yürüttüğü mücadelelerine destek veriyor, sanatın etkileyici gücünün bu amaçla devreye sokulmasında danışmanlık yapıyor, basına görsel malzeme sağlanması için katkılarda bulunuyor.
Projeyi, Fotograf-Enstalasyon ve Sinevizyon Sanatçısı Nuri Kaya yürütüyor.

Kör Fotografçılar Projesinin resmî sitesi:http://www.blindphotographers-project.org/

Kaynak:
http://www.selimkerim.com/korluk/?page_id=65

GİT !!! – KARANLIKTA YEMEK
http://www.karanliktayemek.com/

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2013-02-24 10:32
Okuduğum en iyi kitaplardan bir tanesi. Sistem eleştirisi bu kadar soyut bir kavramla bu kadar somut anlatılabilir. Mutlaka okunmalı!
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-02-24 10:37
Anlatılması zor bir roman bir film süresi içerisinde olabildiğince iyi anlatılmış. Film eleştirisinde her ne kadar 10 üzerinden 7 verilmiş olsa da bir 8'i hakkediyor.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile