Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Kula PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

Hayatın tek düzeliğini, kendi seçimlerimiz ve kararlarımız veya karar vermeyip sürüklenişlerimizle inşa ettiğimizi düşünüyorum. Hemde yavaş yavaş, sabırla, kendi ellerimizle tuğla üstüne tuğla koyup adını sıradan, sıkıcı olarak belirlediğimiz zavallı yaşamlarımız.

Çoğumuzun bahanesi ortak her sabah kalkıp işe gitmek için aynı otobuse binmek, aynı yoldan binlerce kez geçmek, her geçişte aynı açıdan dışarıyı izlemek hatta mümkünse, otobüste kendimize bir yer belirleyip, güneşin bizi rahatsız etmeyeceği bir koltuk mesela oraya oturup mülk sahibi hissetmek. Ne kadar sıradışı bir başlangıç olabilir ki. Hergün aynı saatte iş başı yapmak , aynı kapıdan ofise girmek, ikinci sol adımdan birinci ?Günaydın? dördüncü sol adımda ikinci kes ?Günaydın? demek ; altıncı sol adımda masaya geçmek. Sağ el ile bilgisayarı açıp. Of ile oh arasında karışık bir ses çıkarmak sessizce. On saat farklı konulara farklı bakış açıları ile yaklaşıp, kendini işini ne kadar çok sevdiğine inandırmak. Her aksam aynı saatte çıkıp eve gitmek için aynı otobuse binmek, aynı yoldan binlerce kez geçmek, her geçişte aynı açıdan dışarıyı izlemek hatta mümkünse, otobüste kendimize bir yer belirleyip, güneşin bizi rahatsız etmeyeceği bir koltuk mesela oraya oturup mülk sahibi hissetmek sonra bu hissettiklerinin ne kadar saçma olduğunu anlamak. Aynı durakta binenler ile aynı durakta inenlerin aynı kişiler olduğunu anlayıncaya kadar zaman geçirdiğin için kendini tecrübeli hissetmek. Ve bunu gün be gün tekrar etmek? Madam Kula ile tanışmakla, bu sıkıcı sıradanlığına bir ortak buluyor insan.

Madam Kula hergün bindiği trende karşılaştığı tanıdık yüzlerden biri olan Mimis ile tanışıyor. Mimis öğrenci, yirmibir yaşında olmanin tüm enerjisi gözlerinde. Kula?nın kendini bile inandırdığı sıradan hayatının sıradan tanışıklarından biri olmaya aday gördüğü Mimis; belki de hiçbir zaman karşılaşmadığı aşkı cebine koyuyor Kula?nın. Hayatının boş geçtiği düşüncesi ile günlerini tüketen Kula ise, belki de bu uykulu halinden uyanış olarak bırakıyordu kendini Mimis?in kollarına.

İlk sözleştikleri gün Mimis, Kula?yi hiç alışkın olmadığı bir meyhaneye götürüyordu. Ve bundan sonraki tüm buluşmaları Kula?nın alışkanlıklarının hep dışında devam edecekti. Kitabı okurken kendime sordum Madam Kula, Mimis?i sevdi mi diye? Hep bir ışık aradım cevabını evet diyebilmek için; Ama ne yazık ki, Kula bunu hiçbir zaman dile getirmedi. Birgün karar verdi; Mimis?in hayatına girmesine; bir anne, bir arkadaş, bir sevgili gibi Mimis?le birlikte oldu ve birgün ilk kararı verdiği trende bir karar daha vererek çıkardı hayatından. Güzel bir kadındı Madam Kula; güzelliğinin farkında değilmiş gibi davranan kadınlar gibi?

Burçin Özgün



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile