Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Kinyas ve Kayra PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

Bokun bir gözü ve öteki gözü?
İlk başladığımda altını çizdiğim satırların bulunduğu sayfaların arasına küçük kağıtlar koyma işi artık iyice sıkmaya başlamıştı. Kah otobüste kah öğle tatillerinde yemekten feda ederek sıkıştırıp okuduğum Kinyas ve Kayra artık kağıt tomarı toplanan bir topak olmaya başlamıştı.

Okuyanı birden içine alan roman, Hakan Günday?la rastlaşmanın geciktiği için insanı hayıflandırarak ilerleyeme başlıyor. Aslına bakarsanız bu roman benim aklımın ucundan geçemeyeceği gibi hiçbir yerde rast gelmemiştik. Çok sevdiğim bir arkadaşımın bunu okumalısın diye aldığı hediye neticesinde rastladığım bir roman ilk sayfasından itibaren iddiasıyla kendini ortaya serince devamını getirmemek olmazdı.
Daha sonrasında Kinyas ve Kayra?nın yaşadıkları olayların arasında bilinç akışı yazımına devam eden ve sürekli bir karanlık içinde sürüp giden roman satır aralarını aşarak paragraflar halinde sürekli beni çiz diye bağıran cümleleri içinde barındırıyor.

Şehirlerarası insan taşımacılığı yapan ve otobüslerden daha ucuz olan station wagon eski Peugeot?ların yanından hızla geçerken camlara yapışmış suratlar görüyorum. Neden dünyanın başka bir yerinde doğmadıklarını kendilerine soran suratlar?

Moctar?ı öldürmek için bir nedenim yoktu. Yaşamak için de özel bir nedenim yoktu. Ama yine de rahatlamıştım. Hayatı boyunca hiçbir işe yaramamış birini öldürdüm.

Ben sadece tespit edebilirim. Yaşayamam?

Tanıdım kadınları. Biliyorum nasıl yaşadıklarını. Neler içip neler yediklerini. Rimelli gözleriyle süzdükleri hayatı nasıl elekten geçirip yaşadıklarını da biliyorum. Ama yetmedi. Hiçbiri yetmedi. Ne onların birer melek olması, ne de ancak ağaçların kabuğuna kazındığı taktirde kalbi andıracak bir organa sahip olmam işe yaradı. Kadınlar bana fazla geldi.

Adamın ailesi ağıtlar yakar aylarca. Ama Ölüler Günü?nü kutlayan bu esmer insanlar bilirler ölene verecekleri değeri .ölü bir devlet başkanının pek bir farkı yoktur yaşayanından. Konuşması tek fark.

Bazı bazı Kinyas?a kızmak Kayra?ya kızmak, uzun süre romanın neresinde kaybolduğunu hatırlamak için otobüsün camından otoyolu ve mahalle aralarında geçen suratları düşünmek, Kinyas?ın erkek olduğunu bilip Kayra?nın hep eski bir kent kalıntısı olduğunu düşünmek, bazen bu kara hikayeyi kahramanlarıyla sürdüremeyip romanı kapatıp kütüphaneye sıkıştırmak dahilinde hepsi geçti işte?
Kinyas ve Kayra yazarın ilk romanıydı ve bitirdikten sonra hangimizde haydi bir daha yeni bir roman dedirtir bilemiyorum?
Sadece bir tünele giriyorsunuz ve o tünelin bazı zamanlarda kendinizle yüzleşemediğiniz zamanlarda varolaması gereken noktalarda koordinat düzleminizle kesişen noktaları barındırdığını görüp tok bir sesle kapatıyorsunuz romanı. Yüzleşmek ve özellikle en kolay kendini kandırabilen ?insan? için yüzleşmek zor bir iş? 

Yazar

29 Mayıs 1976?da Rodos'ta doğan yazar Hakan Günday ilköğretimini Brüksel?de tamamladı.
Ankara?da Tevfik Fikret Lisesi?ni bitirdi ve daha sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü?nde üniversite eğitimine başladı.
Ertesi yıl Universite Libre de Bruxelles?in Siyasal Bilimler bölümüne geçti. Sorna Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi?nden girdi. İlk romanı Kinyas ve Kayra 2000, Zargana 2002, Piç 2003, Malafa 2005 ve Azil 2007 yılında Doğan Kitap yayımlandı. İstanbul ve Antalya 'da yaşıyor.

Bağlantılar

Zargana - Hakan Günday (2002)
Piç - Hakan Günday (2003)
Malafa - Hakan Günday (2005)
Azil - Hakan Günday (2007)
Ziyan - Hakan Günday (2009)



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2013-04-21 23:32
İLK NOT :Bittiğinde Hakan Günday'ın ne kadar başarılı ve ne kadar farklı bir tarzı olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz.
Kinyas ve Kayra iki arkadaş,iki farklı bakış açısı, iki farklı ruh, iki psikopat, iki maceracı iki her şey ama bir bütünler...
Ve bu iki arkadaşın ağzından anlatılıyor farklı-sıra dışı hayat hikayeleri.
Kinyas'ın Kayra'nın kafasına silah dayaması ve yaşadıklarını yazması için onu tehdit etmesi ile başlıyor kitap.(1) Sonra nasıl yaşamlarını sürdüklerine,ai lelerini, düzenlerini bırakıp kaçmalarına,dün yaya olan isyanlarına ve baş kaldırışlarına şahit oluyorsunuz kitap boyunca.
Zaman zaman anlamasınız da onları yada zaman zaman yanlış bulup yaptıklarına kızsanız da elinizden düşmüyor kitap.
Üstelik hiç de kolay okunası akıcı bir kitap olmamasına rağmen içinde tek bir cümle yada söz yetiyor sizi bağlamaya.
Anlatılası değil ,kesinlikle o k u n a s ı bir kitap...
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-04-21 23:33
KİNYAS VE KAYRA'dan seçtiklerim 1:
Başladığımız yere dönmeden ,yani sermayemizde ve hafızamızda sadece ismimiz kalmadan hatırladıklarım ızı yazacaksın.Hayatın suyunu içtikten sonra bir gün işememiz gerekecekti.Ve zihinlerimiz ölmeden önce bunu yapacağız.İnsanlığımızı,a hlakımızı ,dünyayı ok uzun zaman önce yok etik...Hissediyorum.
Şimdi sıra anılarımızda ve hayallerimizde. Kafatasımızın içini süsleyen bütün bildiklerimizde .Her geçen san,iye eksiliyorlar.Çok geç olmadan yazmalısın!
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-04-21 23:33
KİNYAS VE KAYRA'DAN seçtiklerim 2:
Tamam .Yazacağım. Ama bil ki,kan kaybeder gibi kelime kaybettim. Son yazdığım kitabın üzerine yıllar bindi.Ve bugünlerde,soka kta ateş istemek için bile iki kelimelik konuşmayı kafamda derleyip toparlamam gerekiyor.Provasız adımı bile söyleyemiyorum.Unutma ki ölmekte olan bir zihni yeniden hayata çağırıyorsun.Unutma ki Kayra'yı uyandırıyorsun !
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-04-21 23:34
KİNYAS VE KAYRA'dan seçtiklerim 3:
Kin'in Yas'ından kalmaz bu gidişle.İsmim Ahmet olur.Pierre olur. İnsanın hayvanından eser kalmaz bu gidişle.Mesleğim işçilik olur.Politikacılık olur. Hayatın ölümünden eser kalmaz bu gidişle .Evim uyku olur.Kinyas rüya olur.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2013-04-21 23:34
KİNYAS VE KAYRA'dan seçtiklerim 4:
Denge insanoğlunun icat ettiği en vahşi kavramdır.İp cambazının kendini en iyi hissettiği an ,kendini ağa bıraktığı andır oysa.Sırat köprüsünden ,beslenmeye kadar denge her yerdedir.Dünyanın en sağlam alarm sistemi.Bütün dengesizlere karşı.En ufak harekete,yanlış a duyarlı....
Oysa hayatlarının belli dönemlerinin her saniyesini aşka verebilenlerse gerçekten yaşarlar.Sadece sevgilileri ve kendileri.Başka hiçbir şey ile ilgilenmezler.Yüzde yüz aşk.
Dengesizlik gerçek duygusunun ve gerçeğin tek kapısıdır.Ancak düşmeyi bilenler köprüden ,karşıya yüzülerek de geçilebileceğin i öğrenir.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile