Ara

Dinle (Podcast)

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Edebiyat ve diğer sanat dalları PDF Yazdır e-Posta

Edebiyat ve diğer sanat dalları

Zülfü Livaneli

Bazen eski kitapları elime alıp, baştan başa tekrar okumasam bile göz gezdirmeyi severim. Geçenlerde Umberto Eco’nun “Beş Ahlak Yazısı” adlı denemelerini de yine aynı tatla okumaya başladım (laf aramızda Eco’nun denemeleri romanlarından çok daha güzel).

Bir ara basın, politika gibi güncel konuları inceleyen Eco’nun sık sık “Rönesans İnsanı” deyimini kullandığı dikkatimi çekti. Yalnız Eco’da değil birçok dünya yazarında sık sık rastlanan bu önemli kavramla ilgili bir yazı yazmak istedim. Çünkü bizde nedense mutlaka bilinmesi gereken bu kavram kazaya uğramış, literatüre girmemiş. Ya Rönesans yaşamamış oluşumuzdan ya da az sayıda Rönesans insanı yetiştirmiş olduğumuzdan.

Friedrich Dürrenmatt’ın bir romanında yazdığı gibi “İyi bir İstanbul entelektüeli Paris’tekilerden daha üstündür.” Ama bu kavrayışa sahip olanların yani evrensel düzeyde entelektüellerin sayısı pek yüksek değildir. Bu yüzden, evrensel anlamda kabul görmüş, tartışılmasına bile gerek olmayan bazı temel kavramlar bizim buralarda pek bilinmez, mantık yürüterek çözümlenmeye çalışılır.

İşte bu kavramlardan birisi, aşağı yukarı aynı anlama gelen “Rönesans Yaratıcılığı”, “Rönesans İnsanı”, “Rönesans Hümanizmi” tanımlamalarıdır. Dünyanın birçok bölgesinde, hangi kökten gelirse gelsin, bu sözü duyan her aydın ne demek istenildiğini kavrar. Bu konuda tartışılmayacağını bilir. Ama bizdeki mahalli aydın, “Rönesans Yaratıcılığı” kavramının ne anlama geldiğini bilmediği, daha doğrusu böyle bir kavramı duymadığı için tartışır durur, Amerika’yı yeniden keşfetmeye, buhar makinenisi yeniden icat etmeye çalışır.

Zülfü Livaneli tarafından kaleme alınan ve Gazete Vatan'da yayımlanan yazının devamı için TIKLAYINIZ

  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.