Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Hayal ve Hakikat PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Kitap adı: Hayal ve Hakikat
Yazar adı: Fatma Aliye - Ahmet Mithat Efendi

Osmanlı imparatorluğunun ilk kadın romancısı olarak  bilinen ve kabul edilen Fatma Aliye’nin Ahmet Mithat Efendi ile birlikte kaleme aldıkları Hayal ve Hakikat isimli eser bir çok açıdan ilkelere imza atmış ve birçok sanatçıya esin kaynağı olmuştur.
Tercüman-ı Hakikat gazetesinde  1891 yılında tefrika edilerek okurlarına ulaşan eser yaklaşık bir sene sonra kitap olarak basılır. Eser iki ana bölümde oluşan bir aşk romanıdır. Birinci bölüm “Vedad”’da gelişen olaylar aynı isimli kadın karakterin gözünden anlatılmış ve Fatma Aliye’nin kaleminden anlatır. İkinci bölüm “Vefa” ise ayn adlı erkek karakterin bir mektubu ile başlar Ahmet Mithat Efendi tarafından anlatılır.  Son bölümde yazar nasihat ve hatta ders verir nitelikte bir makale ile eseri sonlandırır. Vedad’ın anlattıkları bir “Hayal” iken “Vefa” bize işin aslını anlatarak  “Hakikat” ile aydınlatır.

Tasvir edilen düzen içerisinde Vedâd, bireysel açıdan bir özne olma imkanı bulamaz. Bir değişim içerisindedir; bir açıdan bakıldığında doğudan batıya, gelenekselden yenilikçiye geçiş olarak dahi adlandırılabilecek bir otorite değişimidir ve bu geçiş sürecinde yaşanan sarsıcı adaptasyondur anlatılan. Vefa temsil ettiği aydın erkek profili ile bilimsel alanda batı simgesel düzenini, ahlak alanında da geleneksel simgesel düzeni benimser. Vedad, her iki düzende de kendine yer bulamaz. Yolunu çizmiş seçimlerini yapmış olan aydın erk,toplumsal çıkarlar için otoriter bir aile eğitimi ile bu kadını uysallaştırmak, evcilleştirmek ister.  Fakat bu tutum Vefa’nın sorunlarını çözemez. Ölümden önce son çıkış noktası olarak “türlü ruh karışıklıkları, çırpınma, kasılmalar ve bazen inmelerle kendini gösteren bir sinir bozukluğu” na teslim eder kendini; ancak girdabında kaybolur.

Konuyla ilgili araştırmalarda  daha geniş bir açıdan çözümleme yapılır.

“Aslında romanın anlatım tutumu da Vedâd’ın toplumsal konumunu açığa vurur. Vedad’ın toplumsal alanda olduğu gibi roman alanında da dili yoktur. Vefâ, doğrudan kendi kelimeleriyle konuşabilmekteyken, Vedâd’ın dili ancak bir kadın yazarın dolayımıyla bize aktarılır; doğrudan konuşmasına kısa bir mektup dışında rastlamayız. Kadın yazarın dili de erkeklerinkinden –Vefâ ve Ahmet Midhat’ın dilinden- farklıdır. Fatma Aliye, doğrudan ismini kullanarak yazamadığı bir romanda öznelliğini ortaya koymayan, daha çok betimleyici bir dil kullanır. olayları kaydeden bir tarihçi gibidir. Oysa ki erkek yazarlar bize “hakikat”i gösteren otoritenin diliyle konuşurlar. Bu anlamda hayal ve hakikat, toplumsal alanda kendisini temsil edemeyen bir kadının ölüme gidişinin toplumsal alanda yazarlığını doğrudan dile getiremeyen bir kadın yazar tarafından anlatılmasının ve sonra da bu ölümün erkek yazar tarafından simgeselden bir kaçış yolu, bir dile gelme biçimi olarak histerinin evcilleştirilmesi yararına kullanılmasının romanıdır.“ İtalik  bölüm alıntıdır : "hayal ve hakikat", ahmet midhat/fatma aliye, (haz. Fatih Altug), eylül yayınları, istanbul-2002 //

Ne Yapsam

SERGİ - İSTANBUL MODERN – HAYAL VE HAKİKAT
İstanbul Modern, 16 Eylül 2011 – 22 Ocak 2012 tarihleri arasında düzenlenecek Hayal ve Hakikat - Türkiye’den Modern ve Çağdaş Kadın Sanatçılar sergisi ile Türkiye'nin toplumsal ve kültürel dönüşümünü kadın sanatçıların üretimleri üzerinden gündeme getirmeyi amaçlıyor. Modern ve çağdaş sanatta kadın sanatçıların öncü ve eleştirel pozisyonlarını merkez alan sergi, Türkiye’nin sosyokültürel tarihine yeni ve alternatif bir bakış sunuyor.

Küratörler Fatmagül Berktay, Levent Çalıkoğlu, Zeynep İnankur ve Burcu Pelvanoğlu’nun oluşturduğu seçki,  kadın sanatçıların 1900’lü yılların başından bugüne uzanan üretim sürecini kapsayarak, resimden videoya çeşitli sanat disiplinlerine yer veriyor.
Sergi, hayat hikayeleri ve üretimleri hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığımız ve artık adları unutulmaya yüz tutmuş öncü kadın sanatçıları, yeniden keşfedilen modernleri ve neredeyse son kırk yıldır çağdaş sanat ortamını düşünsel tavır ve pratik eylemleriyle yönlendiren 74 sanatçıyı birbirine bağlıyor.

Kadın sanatçıların yüz yılı aşkındır süren üretimlerini merkez alan sergi, sanatçıların sanat tarihindeki öncü konumlarını anımsatırken, Türkiye’nin sosyokültürel dinamikleriyle olan hesaplaşmalarını ve özellikle çağdaş sanattaki eleştirel pozisyonlarını görünür kılmayı hedefliyor.

Sergi, adını ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye’nin Ahmet Mithat ile birlikte kaleme aldığı 1891 tarihli Hayal ve Hakikat romanından alıyor. Bir aşk romanı olarak dönemin pek çok simgesel özelliğini bünyesinde barındıran iki bölümlü kitabın hayal olarak adlandırılan kısmını Fatma Aliye, hakikate vurgu yapan kısmını Ahmet Mithat yazar. Romanın kapağında Fatma Aliye sadece cinsiyetini belirten “Bir Kadın” mahlasıyla yer alır. Buna karşılık hakikatin sahibi ise erkektir.

Sanatçıların hayal ve hakikat ile kurdukları ilişkinin ve hayallerini hakikate nasıl dönüştürdüklerinin izini süren sergi, bugünkü çağdaş dünyada görülen ve görülmeyen gerçeklik katmanlarına işaret ediyor.

Aynı zamanda modern ve çağdaş Türk sanatı tarihinin özeti niteliğini taşıyan sergide 74 sanatçı bir araya geliyor:
Kaynak : Hayal ve Hakikat sergisi katalogu

Ne İzlesem

Son bir yıl içerisinde takip ettiğimiz kadına şiddet ve kadın cinayetleri ile gün yüzüne çıkan trajediler dayanılmaz noktalara ulaştı.  Kadınların suskunluğu bir varlık yokluk sorununa dönüştü. Erkek egemen kültürün dışladığı, yabancılaştırdığı ve fütursuzca maddi ve manevi şiddet uyguladığı ülkemizde; ne birey kendini ve ne de devlet bireyini koruyamaz hale geldi.

Siyasetinde pasif, çalışma hayatında sayıca az olan, eve hapsedilen ve alışverişe bağımlı hale getirilen, dövülen ve öldürülen kadınları olan bir ülke ne kadar gelişmiştir sizce ?

Seçtiğimiz filmler ‘Sürü’ ve ‘Masumiyet’ ile dört tarafı kuşatılmış içindeki suskun kadınları izleyin. “Hayal ve Hakikat” içerisinde  trajediye mahkum edilmiş gerçek hayatları görün. Birey olarak, insan olarak hala daha sessiz olmayı tercih ediyorsanız bir daha Kitap Kokusu’nu takip etmeyin !!!
Hiç Konuşmayan Kadın için

Sürü
Yönetmen : Zeki Ökten
Senaryo :  Yılmaz Güney
Oyuncular : Tarık Akan / Melike Demirağ
Müzik : Zülfü Livaneli

Kendini kandıran herkes için
Masumiyet
Yönetmen :  Zeki Demirkubuz
Senaryo : Zeki Demirkubuz
Oyuncular :  Derya Alabora / Haluk Bilginer / Güven Kıraç
Müzik : Cengiz Onuralp

Ne Dinlesem

PATTI SMITH
Müziğin kışkırtıcı ritmi ile başkaldırmak daha kolay. Seçimimiz diz çökmek nedir bilmeyen kadınlar için Patti Smith...

Albümler:
Horses         1975
Radio Ethiopia     1976
Easter             1978
Wave             1979
Dream of Life         1988
Gone Again         1996
Peace and Noise     1997
Gung Ho         2000
Trampin         2004
Twelve         2007
The Coarl Sea         2008

Yazar

Ahmet Mithat (d. 1844; Tophane, İstanbul - 1912, İstanbul), Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1878'de çıkarmaya başladığı ve yayın hayatını 1921'e kadar sürdürmüş olan Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olmuştur.

Yazının devamı için TIKLAYIN

FATMA ALİYE

Fatma Aliye Hanım (1862--‐1936) Tanzimat döneminin önde gelen isimlerinden tarihçi, hukukçu, devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa’nın kızıdır. O ailesinin tüm imkânlarından yararlanarak kendisini yetiştirmiş aydın bir Osmanlı kadınıdır.

Osmanlı kadın hareketi içerisinde önemli bir yere sahip olan Fatma Aliye, küçük yaşlarından itibaren okuma ve yazmaya meraklıdır. Fransızcaya ilgi duyar ve bu dili kendi kendine öğrenmeye başlar. Ağabeyi Ali Sedat’ın evde özel hocalardan aldığı derslere katılır, onun kütüphanesini düzenler. Hatta evde ağabeyi için kurulan kimya laboratuarında yapılan deneyleri izler. Fatma Aliye’nin ilme olan merakı fark edildiğinde Cevdet Paşa tarafından ona da bu imkânlardan yararlanma fırsatı sunulur. Fatma Aliye henüz on yedi yaşındayken kolağası Faik Beyle evlendirilir. Aslında evlenirken bilgi alışverişi yapacakları zannıyla ve kocasının kendisinden daha iyi Fransızca bildiğini düşünerek sevinmiştir. Ancak Faik Bey, Fatma Aliye’den daha iyi Fransızca bilmediği gibi kısa bir süre sonra eşinin okuma ve yazmasını da yasaklar. Faik Bey ancak evliliklerinin ilk on yılından sonra Fatma Aliye Hanım’ın okumasına ve yazmasına izin verir. Fatma Aliye bu izin üzerine George Ohnet’in Volonte’sini Meram adıyla ve “Bir Kadın” imzasıyla Türkçeye çevirir. Bu çeviri devrinde çok beğenilmiş ve hem Fransızcayı iyi anlaması hem de Türkçeyi iyi kullanması sebebiyle muterciminin bir kadın olduğuna kimse inanmak istememiştir. Ahmet Mithat, Muhadarat’a (1892) yazdığı ön sözde birçok kişinin bu çevirinin baba Ahmet Cevdet Paşa ya da ağabey Ali Sedat tarafından yapılmış ve Fatma Aliye’ye izafe edilmiş olabileceğini dile getirmiştir. Fatma Aliye’nin bu başarısının Ahmet Cevdet Paşa’nın da dikkatini çekmesi uzerine baba kız birlikte çalışmaya ve Fatma Aliye Hanım Yahut Bir Muharriri Osmaniyenin Neşeti’nde de belirtildiği gibi karşılıklı fikir tartışmaları yapmaya başlarlar. Fatma Aliye’nin yeteneklerini fark eden Ahmet Cevdet, bir Ramazan akşamı Bayazıt Camiinde rastladığı Ahmet Mithat Efendi’ye şöyle söyler: “Şu kızın hâline şaşıyorum. Okuduğu öğrendiği şeyler âdeta pek mahdut olduğu hâlde zihnini o kadar âli mebahise kadar vardırabiliyor ki insana âdeta ürkeklik geliyor. Erkek olmalıymış da muntazam tahsil görmeliymiş. Hakikaten bir dahiye‐i uzma kesilir idi.”1 Sonrasında Fatma Aliye ile Ahmet Mithat arasında bir manevi baba‐kız  bağı kurulur. Devrin önemli yazarlarından  ve elinde hatırı sayılır bir okuyucunun takip ettiği bir gazete olan Mithat Efendi, onun yetişmesi ve tanınmasıyla yakından ilgilenmiştir. Ahmet  Mithat’la Fatma Aliye arasındaki bu yakınlık, Hayal ve Hakikat’i (1892) birlikte yazmalarında gerekli zeminin oluşmasına imkân vermiştir. Ahmet Mithat yeteneğini fark ettiği Fatma Aliye’yi edebî dünyaya tanıtmak ister. Onu cesaretlendirmek için sahibi olduğu Tercuman--‐ı Hakikat gazetesinde çocuk terbiyesi ve imla gibi konulardaki makalelerini yayımlar.

Fatma Aliye, ilk romanı Muhadarat’ı kendi imzasıyla yayımlar. Diğer romanları Refet (1898), Udi (1899), Levayi-‐i Hayat (1899) ve Enin’i (1910) kaleme alır. Yazar bu romanlarında yarattığı güçlü kadın karakterleri aracılığıyla dönemin kadınlıkla ilgili sorunlarına değinmiş ve kendisinin bu konudaki görüşlerini açıklama fırsatı bulmuştur. Bunlardan başka büyük Turk--‐İslam kadınlarını anlattığı Namdaran--‐ı Zenan--‐ı İslamiyan ile İslam dininde ve Osmanlıda kadınlığın durumuyla ilgili bilgi verdiği Nisvan--‐ı İslam’ı kaleme almıştır. Bu eser aynı zamanda Oryantalist bakış açısına bir cevap niteliği taşımaktadır. Fatma Aliye, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra babası Cevdet Paşa’ya yapılan hücumlara cevap verebilmek ve onun hizmetlerini anlatabilmek için Cevdet Paşa ve Zamanı’nı hazırlamıştır. Kosova Zaferi ve İstilayı İslam onun konusunu tarihten alan diğer eserleridir. Ayrıca gazete ve dergilerde de kadınlığın durumunu sorguladığı çok sayıda makale kaleme almıştır. Yazar küçük kızı Zübeyde İsmet’in evden kaçıp din değiştirerek Katolik bir rahibe olmasından sonra yazı hayatından çekilir. Emel Aşa onun yazı hayatından uzaklaşmasını şöyle değerlendirir: “1915 yılına kadar düzenli olarak devam eden yazı faaliyeti ile hayatını takip edebildiğimiz Fatma Ali--‐ ye’nin bu yıldan sonra yavaş yavaş cemiyetten uzaklaştığı görülür. Özellikle 1885  ılında yakalandığı hastalığın bu yıllarda daha fazlalaşması ve kızı İs--‐ met Hanım’ın tanassur ederek Türkiye’den ayrılması onu çok yıpratır.”2 Fat ma Aliye bundan sonraki hayatının ve servetinin büyük bir kısmını kızı Zübeyde İsmet’i bulmak yolunda harcamıştır. 1936 yılında  Pangaltı’da bir apartman dairesinde vefat etmiştir.

Kaynak :  Fatma Aliye Hanım’ın Türk Kadın Haklarının Düşünsel Temellerine Katkıları –Yrd. Doç. Dr. Şahika Karaca – Karadeniz Araçtırmaları – Güz 2011 – Sayı 31 – 91-110

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile