Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Go Oyuncusu PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Orijinal adı: La joueuse de go

Yazar adı: Shan Sa

Yayın evi: Doğan Kitap

Çevirmen: Bal Onaran

"Go", Çin kökenli bir strateji oyunu... Siyah orduların beyazlara karşı savaştığı, hayatın aynası olan dir düello. Oyunda amaç, oyunun Çince isminden de anlaşılacağı üzere (Wei Qi - Çevreleme Oyunu), rakibi yok etmek değil "çevrelemek" ve alanların paylaşımını sağlamaktır. Bir yoruma göre amaç "almak" değil "bırakmak"tır.

Shan Sa, Go Oyuncusu adlı kitabında, go oyununun ruhu üzerinden biri kadın diğeri erkek iki karakterin her hamlede birbirine yaklaşan kaderini, olağan üstü bir şiirsellikle, gözler önüne seriyor. Kaderlerin kesişme rotası ise Japon imparatorluğunun Çin üzerindeki işgal yürüyüşü...

 

Açılış hamlesini (Fuseki) Bin Rüzgarlar Meydanında yapıyor Shan Sa. Her stratejide olduğu gibi GO'da da ilk hamlenin önemini bilen yazar, GO tahtasına konan ilk siyah taşla okuyucunun ruhuna dokunuyor:

"Bin Rüzgarlar Meydanı, kırağıyla kaplı oyuncular kardanadamlara benziyorlar. Ağızlarından ve burunlarından beyaz buhar çıkıyor. Başlıklarının kenarında oluşan buzdan iğneler, aşağı doğru sivrileşiyor. Gök sedef gibi parlak, güneş kıpkırmızı, alçalıyor, alçalıyor. Güneşin mezarı nerede?"

Sayfaları çevirip bölümler ilerledikçe anlıyoruz ki, roman tıpkı go oyununda olduğu gibi siyah ve beyazın ardışık hamleleri halinde ilerliyor. Kader ağlarını örerken, okuyucu olarak, olayları bir genç kızın bir de japon subayının düşüncelerinden takip ediyoruz. Hamleler bazen küçük alanlarda çarpışmalar halinde devam ediyor bazense go tahtasının bir orasında bir orasında ön görülemez hamlelerle devam ediyor. Kitabın sonlarına kadar gerilim tırmanıyor. Strateji en son hamleye kadar okuyucu bekleyen sona ilişkin açık vermiyor.

Roman içinde, gizliden gizliye aşkı, umudu ve çaresizliği barındırıyor. Romanın içinde geçtiği atmosfer (Japonyanın Çini işgali) öylesine sıkıntılı ki, bireylerin küçük heyecanlarının büyük olayın ezici etkisi ile ne zaman sonlanacağının belirsizliği okuyucuyu her daim gergin tutuyor. Yazar da bu atmosferi güzelce kullanıp savaşın her iki yanındaki duyguları tüm ustalığıyla sergiliyor. Japon imparatorluğunun zafer tutkusuyla keskinleştirilmiş, kılıç gibi iradesi karşısında kökleri binlerce yıla uzanan bir kültürün zaman karşısında beli bükülmüş halkının endişesi ve zayıf başkaldırı hissi; Her iki yanın kendince haklı yaklaşımları; baş kaldırmakla boyun eğmek arasında kendi iç kırılımlarını yaşayan bir halkın dalgalanmaları... Ve bu fırtınalı denizde varlığını ortaya koymaya çalışan go oyuncusunun umutsuz hikayesi...

Mutlu bir son bekliyorsanız, bu kitabı elinize almazdan evvel bir kez daha düşünün. Shan Sa daha ilk hamlede güneşin mezarının yerini soruyor ve devam ediyor:

"Ay yok, rüzgar yeni doğmuş bir çocuk gibi inliyor. Yukarıda, bir tanrı yıldızları itip kakarak bir tanrıçaya meydan okuyor."

Yazar ilk bölümün sonunda ince bir go göndermesi yapıyor. Bir go deyişi der ki; ilk yüz oyununu mümkün olduğunca çabuk kaybet. İşte yazar da birinci bölümünün sonunda "Bugün, yüzüncü zaferimi kutluyorum." diyen kahramanın ağzından asıl oyunun daha yeni başladığının sinyallerini veriyor.

Yazarın Go hakkında aşağıdaki tespitleri, hem romanın gelişimine hem de hayata dair net bir öngörü sağlıyor:

"Oyun, taşların yer değiştikçe ve diğer taşlar da konuldukça ilerler. Gittikçe daha karmaşıklaşan taşlar arasındaki ilişki sürekli değişir ve önceden düşünülmüş bir şekle asla dönüşmez. Go hesabı sevmez, düş gücü ister. Bulutların simyacısı gibi önceden tahmin edilemez, her bir yeni şekillenme farklı bir aldatmadır. Asla dinlenmeden, hep tetikte, hep süratli, daha çok yetenekle, daha çok özgürlükle, ama aynı zamanda en öldürücü, en soğuk ve en belirgin olanla oynanır. Go yalanlar oyunudur. Tek gerçek olan ölüm için, rakibinizi gerçekleşmeyecek rüyalarla çevrelesiniz."

Romanın genelinde ise bir denge hakim, yazar ne Çin ne Japon tarafında bir tavır takınıyor. İki yanı büyük bir ustalıkla kendi gözlerinden anlatmayı başarmış, hatta iki yanın kendi haklılıklarına inanan düşüncelerini o kadar iyi analiz etmiş ve bunu o kadar el değmeden okuyucuya sunmuş ki, oldukça net iki tablo çıkmış ortaya. Bu iki tablonun ne şekilde birbirlerin içinde yer aldığı da yine aynı ustalıkla kağıda dökülmüş.

Ayrıca, hissiyatımız odur ki, eseri Fransız aslından çeviren Bal Onaran gerçekten iyi bir iş çıkarmış.

Belirtmeden geçmeyelim: Go Oyununu bilmeseniz de dert etmeyin, çünkü bu kitap go oyununun ince yaklaşımlarıyla örülmüşse de aslında hayatın güzel bir yansımasının şairane anlatımından başka birşey değil...

Ne Okusam

 

 

Şibumi - Trevanian - Olay örgüsü go oyununun kuralları ile örülmüş bir şaheser. İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şangayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş.

Tiananmen'de İsyan - Shan Sa - 1989 yılının Nisan ayında Çin’de kalabalık bir öğrenci kitlesi, ‘demokrasi ve özgürlük’ isteyerek gösterilere başlamıştı. Hükümet, öğrenci liderleriyle anlaşmaya çalıştıysa da protestolar giderek büyümüş, sonunda ordu göreve çağrılmıştı. Pekin’e yürüyen öğrencilerin toplandığı Tienanmen Meydanı’nda askerler göstericilere ateş açınca, 3 Haziran günü binlerce öğrenci hayatını kaybetmişti. İşte bu olaylardan bir kesit Shan Sa'nın kaleminde...

Erişteci - Ma Jian - Tiananmen olayları sonrası Çin'inde, bir yazar ve bir kan simsarı sohbet ediyorlar. Yazar kendisinden, parti tarafından yazması beklenen hikayenin kahramanının arayışı içinde debeliniyor ve bu süreçte kan simsarı da yazarı hayatın (kendince doğru olan) gerçekleri ile yüzleştirmeye çalışıyor; onu eleştiriyor. (Bu kitabın sitemizin "Eskici" kategorisinde yer alması son derece üzücü... Kitap oldukça yeni olmasına rağmen, popüler kültür ve hızlı tüketim nedeniyle yayınevleri bu tür kitaplar basmaktan maalesef imtina ediyorlar.)

Ne İzlesem


 

 

Najing! Nanjing!

Japonyanın çin'i işgalini konu alan bir film:

Pi

Go oyununun da içinde yer aldığı zihinleri zorlayan bir film.

Hikaru No Go

Go oyununu merkezine alan müthiş br manga.

Ne Yapsam

 

 

Go oynayın... kökeni bin yıllarca önceye uzanan Çin kökenli bir strateji oyunu. Kuralları çok basit olmasına karşın, en basit hamleyi bulmanın en büyük ustalığı gerektirdiği kabul edilen bir düello.

http://www.gooyunu.org/

http://gobase.org/studying/rules/?id=11&ln=tr

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/satranc/go/index.htm

http://en.wikipedia.org/wiki/Go_(game)

Shan Sa hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

 

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile