Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Erişteci PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Yazar adı: Ma Jian

Orijinal adı: Noodle Maker

(Bu kitabın sitemizin "Eskici" kategorisinde yer alması son derece üzücü... Kitap oldukça yeni olmasına rağmen, popüler kültür ve hızlı tüketim nedeniyle yayınevleri bu tür kitaplar basmaktan maalesef imtina ediyorlar.)

Tiananmen olayları sonrası Çin'inde, bir yazar ve bir kan simsarı sohbet ediyorlar. Yazar kendisinden, parti tarafından yazması beklenen hikayenin kahramanının arayışı içinde debeliniyor ve bu süreçte kan simsarı da yazarı hayatın (kendince doğru olan) gerçekleri ile yüzleştirmeye çalışıyor; onu eleştiriyor. Böylece yazarın, aradığı hikayenin karakterlerini bir bir gözden geçirdiği eserde kan simsarı, yazar ve hikayelerin kahramanları bir sarmal oluşturup iç içe geçiyorlar. Nihayetinde ortaya toplum ve düzenin acımasız bir eleştirisi çıkarken kalemin kılıçtan keskin olduğu bir kez daha ispatlanıyor. Eserde zaman zaman nüktedan bir anlatımla zaman zamansa eleştirilerinin en keskiniyle karşılaşıyoruz. (Eserin yazarı Ma Jian'ın - bu eleştirel tavrı ve yazın tarzı nedeniyle olsa gerek, 2011 yılında - Çin Halk Cumhuriyet'ine girişi yasaklandı. Kendisi Çin Halk cumhuriyeti vatandaşı olmasına rağmen halen İngiltere'de yaşıyor ve eserlerini burada yazmaya devam ediyor.) Eserde "Açık Kapı Politikası"na sık sık atıfta bulunuluyor.

Eserin başından sonuna okuduğumuz hikayelerde, yazar ve kan simsarı küçük rollerde karşımıza çıkarken, her hikaye birbirine küçük küçük noktalarla birbirine bağlanıyor. Hayatın gerçekliği ve hikayelerdeki gerçek dışılık öylesine birbirine geçiyor ki, hikayenin kahramanları ile yazar yaşamla hayal arasında bir düzleme birbirine karışıp gidiyor. Hikayelerdeki küçük bağlantılar eserin bir bütün olarak algılanmasına neden olurken, asıl bütünlüğü sağlayan hikayelerin geneline yerleşmiş düzen eleştirisi olarak karşımıza çıkıyor. Hikayelerin anlatıcısı/yaratıcısı yazar ile onun tamamlayıcısı kan simsarı arasındaki farkı Ma Jian net bir şekilde ortaya koyuyor :

"Kan simsarı yapısı gereği her zaman çıkarcıdır, insanların bu çirkin dünyada ihtiyaçları olan şeyleri alması için her yolun mübah olduğuna inanır. Yazar ise idealisttir, ama gerçeklikle ve kendi başarısızlıklarıyla yüz yüze geldiğinde, bu düş kırıklıklığını bir kayıtsızlık havasına bürünerek aşar. Düşünen ama hareket edemeyen bir topladır o. Gelişmemiş beyninde hiçbir zaman yazamayacağı kitabın öykülerini iç içe örer."


Böylece de idealist olanın gerçeklikten nasıl da uzak bir yaşam sürdürdüğünü ortaya koyarken, gerçekliği sonuna kadar deneyimleyen kan simsarının da ideal düzene ne kadar uzakta olduğunu ortaya koyarak, aslında uzlaşmanın ne kadar imkansız ve durumun ne kadar umutsuz olduğunu açıkça ortaya koymuş oluyor.

Başta da belirttiğimiz gibi eserin içindeki hikayeler, eserin başrolündeki yazarın kendisine Parti tarafından verilen görevi yerine getirmek üzere (bu görevi tamamlayabilirse "Büyük Çinli Yazarlar Sözlüğüne girebilecektir.), yaşamın içinden portreleri gözden geçirmesi üzerine oluşuyor. Partinin isteği, bir halk kahramanı haline gelen (veya propaganda ile getirilen) Lei Feng yoldaşın, toplum içerisindeki benzerlerinin hayatlarının ortaya koyulduğu, bir romanın yazılmasıdır. Bunun için de yazar da görevlendirilir. Yazar çevresini incelemeye başladığında elini attığı her dalın kırıldığını fark eder, zira içinde bulunduğu ortamda Partinin istediği ve yücelttiği Lei Feng gibi, hayatını topluma adamış, bireyselliğini terk etmiş bir profil bulamamaktadır. Üstelik bu arayışında, şeytan (kan simsarı) hemen yanıbaşındadır ve sürekli olarak yazarı eleştirmektedir:

"Parti'nin senden istediği şeyleri yazdığın için kendinden nefret ediyorsun. Gerçeği elinden kaçırmanı gerekçelendirmek için yaşamı gizemli hale getiriyorsun. İnsanın gerçek ile değil, kazanç arayışı ile hayatta kaldığını unuttun. Kazanç motivasyonu olmasaydı hepimizin işi bitmişti. Sonuçta herkes hak ettiğine ulaşır."


Yazarın hikayelerine hızla göz atacak olursak, hikayelerde genel olarak umutsuzluk ve ölüm temasının öne çıktığını görüyoruz.

Birinci hikaye olan "Ölüm Yolcusu"nda krematoryum işleten bir anne - oğul'un hikayesi anlatılıyor. Ölüme gidiş dahi Partinin yasakları ve açık kapı politikasının etkisinde bir yasaklar ve kurallar sarmalına dönüşüyor. Ölülerin yakılması sırasında yasaklı şarkıların döviz senetleri karşılığında gizli gizli çalınması göze çarpan örneklerden bir tanesi. (Ülkemizde bir dönem yürürlükte olan döviz bulundurma yasağını düşündüğümüzde aslında Ma Jian'ın Çini ile ülkemizin yasaklar tarihi arasında çok uzak mesafeler olmadığını hissediyoruz.)

İkinci hikaye: "İntihar ya da aktris" Aktris olan Su Yun'un başarısız aşk ilişkilerinden sonra içine kapandığı dünyasında, açık kapı politikasının etkileriyle işini de kaybedince, ressam bir sevgiliye olan umutsuz aşkı ile intihara sürüklenir. Yazar Su Yun'un hayatına bakarken aşağıdaki ifadeleri kullanıyor:
"Kayıp bir kuşak. Ülke dışarıya açılmaya başladığında ilk düşen biz olduk. Yabancı kültür şu andaki tek din, ama bunu anlayamıyoruz ya da bunun değerini bilmiyoruz. Yarım yüzyıl geçti ve kendimizi birden elimizde bir harita ya da pusula olmadan modern yaşamın ormanında bulduk. Diktatörlüğün uyuşturduğu bir toplum nasıl olur da moder dünyada kendi yolunu
bulabilir?"

Üçüncü hikaye:"Sahip olan ya da Sahip Olunan" Kaybetmeye mahkum bir memurun, küçük kazanımları ve sistem içerisinde yitip gidişi olarak özetlenebilecek bu hikaye de en az diğerleri kadar karamsar. Yaşlı "Hep"in hikayesinde, Hep kazandığı oranda diktatör ve kaybettiği oranda da dalkavuk olmaya mahkum bir yaşam sürüyor...

Dördüncü hikaye: "Arzuhalci ya da Havadaki Poşet" Herkesin derdine kalem olan bir adamın çalkantıları. Yazarın Lei Feng'i olabilir mi? "Geceleri herşey bittiğinde, tıpkı bir ineğin midesinde otların çalkalanması gibi, yazdığı sözcükler içinde çalkanıyordu."

Beşinci hikaye: "Ayna Ayna ya da Çıplak" "Profesyonel Yazar kızın caddede çırılçıplak koştuğunu görüyor, sarkan meme uçları kör bir adamın gözleri kadar üzgün ve yalnız. Zihninde bu kızı, hala yazmadığı romanının birçok kahramanına işlemiş olan girişimcinin annesiyle karıştırıyor."

Altıncı hikaye: "Terk eden ya da Terk edilen" Partinin çift çocuk politikası nedeniyle sakat kızından kurtularak bir erkek çocuk edinmek isteyen babanın umutsuz denemeleri...
"Çılgın bir dünyada sadece zihinsel özürlü insanlar mutlu olabilir."

Yedinci ve son hikaye: "Gamsız Köpek ya da Tanık" Ma Jian bu hikaye ile eleştirisinin doruğuna ulaşıyor. Kaleminin tüm ustalığını kullanarak bulanık noktaları bir bir aydınlatıyor, en keskin eleştirilerini ortaya koyuyor. Eserin varlığını değerli kılan bir bölüm. Bu bölümde ikinci hikayenin kahramanı Su Yun'un aşık olduğu ressam ve üç bacaklı köpeği arasındaki diyaloğa ve onların tanıklığında yaşanan olayları anlatıyor Ma Jian.

Ressam ve köpeği teras katında otururken, aşağıda tecavüze uğrayan bir kız görürler ve insanların bu olaylara verdiği tepkiler ile Partinin tutumunu sert bir şekilde eleştirirler.

 

Bu öyküden bir kaç alıntı yapmak yerinde olacaktır:
Ressam: "Neden çamuru boşverip sadece yağmurun tadını çıkarmıyorsun?"
Köpek: "Ben bulutlarda yaşıyorum, bu nedenle elbette sadece yağmura bakabilirim. Ama senin ayakların yere basıyor, bu yüzden sen çamur yokmuş gibi davranamazsın."

Ve eleştiriye son noktanın konulduğu an:

"En azından biz köpekler sizin hükümetinizin yaptığından daha iyi yönetebilir bu ülkeyi."

Son olarak belirtmek isteriz ki, Ma Jian benzetmeleri ile de müthiş bir iş çıkarıyor:


- "Geceleri herşey bittiğinde, tıpkı bir ineğin midesinde otların çalkalanması gibi, yazdığı sözcükler içinde çalkanıyordu."
- "Herhangi bir balıkçı kasabasında büyüyen herkes arzuhalciyi denizden kepçeyle yeni çıkarılmış bir karidese benzetebilir."
- "Eski bir yara üstüne yapıştırılmış bir yara bandına benzeyen yeni şehir mahallesinde..."
- "Şafak sökmeden çnceki birkaç dakika içinde yazar, odasında kanatları koparılmış, sakat bir uğur böceği gibi bir o yana bir bu yana gidiyor."

Ne Okusam

Komunist parti ve düzenin açmazları üzerine:

Arthur London - İtiraf

"Suçsuz olarak cezaevlerinde ölen talihsiz arkadaşlarıma,
Prag duruşmalarının bütün kurbanlarına,
Daha iyi bir dünya için hayatlarını veren ünlü ya da ünsüz, bütün mücadele arkadaşlarıma
ve
"Sosyalizme insanca veçhesini iade etme" mücadelesini verenlere"

Arthur Koestler - Gün Ortasında Karanlık

"Parti, bireyin özgür iradesini reddediyor, ama aynı zamanda ondan sınırsız bir özveri talep ediyordu. Bireyin iki seçenekten birini tercih yetisini inkar ediyor, ama aynı zamanda onun her seferinde doğru seçim yapmasını bekliyordu. Bireyin iyi ile kötüyü ayrıdetme gücünü inkar ediyor ama aynı zamanda suçtan, ihanetten söz ediyordu. Birey, ekonomik fatalitenin ayrılmaz bir parçası, sonsuza dek işlemek üzere kurulmuş, hiç durmayacak, hiç etkilenmeyecek bir saatin dişlisi olarak tanımlanıyor ama Parti dişlinin saate başkaldırmasını, yönünü değiştirmesini istiyordu. Bu hesabın bir yerinde bir yanlışlık vardı; denklemin çözümü yoktu."

Birbiri ile bağlantılı küçük hikayelerden oluşan bir roman:

Sesler

Yazarı: Daniel Kehlmann
Yayın tarihi: Ağustos 2010
Çevirmen: Yeşim Tükel Kılıç

"Öykülerin içindeki öykülerin içindeki öyküler. Birinin nerede bitip diğerinin nerede başladığı asla anlaşılmıyor. Aslında hepsi iç içe geçiyor. Sadece kitaplarda belirgin olarak birbirlerinden ayrı duruyorlar."

Ne İzlesem

Eserde bahsi geçen Lei Feng posterlerini inceleyebilirsiniz... Yoldaş Lei Feng'den öğrenmek için Tıklayın

Yazar

Ma Jian

1953 yılında Çinde doğan yazar, 1997 yılında İngiltere'ye göçmüş ve halen İngiltere'de yaşamaktadır. Guardian'da 07 Ekim 2011 tarihinde yayımlanan yazıda, İngiltere vatandaşı olduğu belirtilmektedir. Yazar yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere, 2011 yılında Çin'e girmekten men edilmiştir. Ma Jian azeteye vermiş olduğu röportajda, Çin'e girişinin yasaklanmasını rejimin yapısının ne kadar baskıcı hale hale geldiğinin bir göstergesi olduğunu ifade etmiştir. Bunun altında yatan asıl sebebin ise Partinin yapısının modernleşme ve ifade özgürlüğü ile uyum sağlayamaması olduğunu belirtmiştir. (Ma Jian'ın bu yorumları üzerine İfade özgürlüğünün ülkemizdeki durumunu düşünmeden geçemiyoruz.) Ayrıca nobel ödüllü yazar Liu Xiaobo'nun tutuklanmasını ve Ai Weiwei'nin 2 ay göz altında tutulmasını hatırlatarak komunist partinin baskıcı yaklaşımını tekrar dile getirmiştir. Ma Jian'ın

Guardian gazetesinde yayımlanan röportajı için Tıklayınız.
Yazarın yine Guardian'da yayımlanan ve Tiananmen Meydanı olayları üzerine yazısı için Tıklayın
Ma Jian'ın bir röportajı için tıklayın

Yazarın "Red Dust" ("Kırmızı Toz" olarak çevrilebilir.) ve "Beijing Coma" (Pekin Koması olarak çevilrebilir.) adlı eserleri bulunmaktadır.

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile