Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Çinde Bir Çinlinin Başına Gelenler PDF Yazdır e-Posta

Kitap

Yazar adı: Jules Verne
Yayınevi: İthaki

Eserin Fransızca ilüstrasyonlu tam metni için tıklayınız.
Jules Verne ile tanışmam çocukluğuma denk gelir. Kaptan Grant'ın Çocukları ilk okuduğum Jules Verne kitabı idi. Resimli kitap hayal gücüme güç katıyordu. Resimlere bakıp satırları okudukça adeta hikayenin içinde yitip gidiyordum. Daha sonra, "Denizler Altında Yirmi Bin Fersah" ile tanıştım. Kaptan Nemo ve Natilius ile denizler altında bilinmeyene doğru maceralara yelken açtım. "Gökler Fatihi Robur" ile yine hayal dünyasının el değmemiş göklerinde yol aldım. "Balonla Beş Hafta", "Dünyanın Merkezine Seyahat" vs. derken aslında Jules Verne'nin bize sunmuş olduğu eşsiz hediyelerden alabildiğince faydalandım. Jules Verne'nin eserlerinin her birinin kapağını açtığımda artık biliyordum ki, değişik dünyalar kapılarını ardına kadar açıverecek okuyucuya. Aradan yıllar geçti, büyüdükçe Jules Verne ile yollarımız ayrıldı. Hatta uzun yıllar boyu hiçbir eserini okumadım, ta ki geçenlerde İthaki yayınlarından çıkmış "Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler" adlı kitabı görene dek. Kitabın arka kapağına baktığımda konudan oldukça etkilendim:

Çinin zenginlerinden Kin - Fo hayattan zevk alamamakta, bıkkınlığı her geçen gün artmaktadır. Günün birinde, talihsiz bir olay neticesinde, tüm mal varlığını yitirme noktasına gelir. Zaten hayattan yeterince zevk alamayan Kin - Fo'nun artık kaybedecek birşeyi de kalmamıştır. Neticede hayat sigortası yaptırıp intihar etmeye karar verir. Bu sayede intiharı ile hiç değilse geride kalan filozof - öğretmeni Wang ve müstakbel eşi Kin - Fo'nun ölümü ile refaha kavuşabilecektir. Sigorta işlemlerini tamamlayıp, iş intihar etmeye gelince, yaşarken yitirdiği heyecanı son bir kez tatmak istediğinden, filozof dostu Wang'an bir yardım talep eder: kendisini öldürmesi. Ancak bir şartı vardır Kin - Fo'nun: ölüm hiç beklemediği bir anda gelecektir ki yaşamın ve ölümün heyecanlarını, son bir kez de olsa, tadabilsin! Anlaşma yapılır, Wang ve Kin - Fo'nun yolları ayrılır. Ölüm saati işlemeye başlar. Ne var ki işler umulduğu gibi gitmez, Kin - Fo planlarında değişiklik yapar ve ölmekten vazgeçer, oysa ki Wang ortalıkta yoktur. Kurban ile katil arasındaki kovalamaca kurbanın katili umutsuzca arayışına dönüşür. Hayati tehlike ise devam etmektedir... Kin - Fo'nun heyecanları geri gelmiş midir? Kendisini ölümden kurtarabilecek midir? Bu soruların cevabı Jules Verne'nin eserinde saklı...

Eser kolaylıkla okunuyor ve yazıldığı döneme ait bir belgesel niteliği de taşıyor. Örneğin, bugün nüfusu 1 milyarı geçen Çin'in nüfusunun eserin yazıldığı dönemde (eser 1876'da kaleme alınmıştır.) 400 milyon civarında olduğunu eserden öğreniyoruz. Yazar, birçok bölümde Kin - Fo'nun gözünden Çini betimliyor. Bununla birlikte, yukarıda özetlemiş olduğumuz olay örgüsünün bir derinlik kazanmaması, sadece sorulan sorulara basit cevaplar verilerek hikayenin bir sona erdirilmesi ise hayal kırıklığına sebep oluyor. Aslında, yaşamdan bıkma, herşeye sahipken tatminsizlikle hayattan vazgeçme ve daha sonrasında ise hayata dair heyecanların peşinde koşma düşünceleri oldukça derinlemesine incelenebilir ve Çin'in orijinal atmosferi içerisinde felsefi yaklaşımlarla süslenebilirdi. 320 sayfalık kitabın geneline baktığımda ise tuzu, biberi ve baharatı güzel ayarlanabilse mükemmel bir lezzete sahip olabilecek bir çorbanın maalesef gerekli karışımlar olmadan servis edildiği sonucuna varıyorum. Bu nedenle de ne yazık ki, bu eseri tavsiye edilenler arasına alamıyorum.

Kitabın arka kapağında yer alan son cümle şöyle: "Sonunda Kin - Fo hayatın değerini anlamış ve onu korumak için büyük bir maceraya atılmıştır." Kin - Fo'nun atılmış olduğu macera gerçekten büyük olabilirse de yazarın anlatım tarzı bu heyecanı maalesef yansıtamıyor. Yer yer "Lonely Planet" adlı belgeseli izliyormuşçasına tasvirlerle karşılaştığımız bölümlerde "heyecan" en arka planda kalan unsur oluyor. Aslında kitabın için yer alan bu tasvirler, Evliya Çelebi ve onun meşhur "Seyahatname"sini andırıyor.

Eserden alıntılar:
Kitabın başlarında (sf 36), üçüncü bölümün girişinde (bölüm başlığı: Okur Fazla Yorulmadan Şangay Kentine Bir Göz Atabilir) bir Çin atasözüne atıfta bulunuluyor: "Kılıçlar pas tutup beller parladığı zaman hapishaneler boşalıp tavanaraları dolduğu zaman, mahkeme avlularını otlar bürüyüp dindarlar tapınak basamaklarını aşındırdığı zaman, hekimler yayan giderken, fırıncılar at bindikleri zaman, imparatorluk iyi yönetiliyor demektir." Dönemin sosyo - politik durumu hakkında önemli ipuçları veren bölümün girişindeki bu atasözü oldukça etkileyici. Aslında bu atasözü günümüzde de oldukça geçer akçe!

Kitabın ilerleyen sayfalarında not almaya değer gördüğüm bir cümle ise şöyle: "-Galiba dedi -başları koparmaktansa onların içini eğitmek daha iyidir! O zaman daha sağlam olularlar!" İmparatorluğun cezalandırma yöntemine göndermede bulunan bu cümle ünlü çinli çizer Feng Zikai'yi ve onun meşhur çizimlerini akla getiriyor.

Ne Okusam

Gezi - macera türünde bir eser olması itibariyle, yine Jules Verne'nin eserleri arasında olan ve bu eserden çok daha başarılı olan 80 Günde devri alem okunmaya değer.

Özellikle Çin'in tasviri ve belgesel niteliğinde anlatımlar dolayısıyla Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi

Kin - Fo'nun macerasında ona eşlik eden iki sigorta müfettişi Craig ve Fry, fantastik kurgu edebiyatının son dönem yazarlarından Neil Gaiman'ın Yok Yer adlı eserindeki müthiş ikiliyi anımsatıyor: Bay Croup ve Bay Vandemar. Gerçi bu anımsatma nedeniyle "Yokyer" okunur mu derseniz, kesinlikle "evet" cevabını veremeyiz elbette ama yine de denenebilir. Tıklayınız.

Sayfa 163'te Jules Verne "şeytani işkence cezalarının uygulandığı ünlü pagodayı ziyaret etmeyi bile aklından geçirmedi." diyerek bizlere "İşkence Bahçesi"ni işaret ediyor olabilir mi?Tıklayınız.

Ne İzlesem

Çin Macerası adıyla ülkemizde de vizyona girmiş filmin orijinal adı, kitabın orijinal adı ile aynı: "Les tribulations d'un Chinois en Chine". Her ne kadar filmi izlemediysem de gerek film afişinden gerekse Imdb sitesinden filmin "komedi - macera" türünde çekildiği anlaşılmaktadır. Tıklayınız.

1990 yapımı "I hired a contract killer" da aynı konuyu işliyor. Bu filmde de, kahramanımız kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil tutar. Daha sonra ise bundan vazgeçer, fakat iş işten geçmiştir... Tıklayınız.

 

Yazar

Jules Verne (1828 - 1905) hakkında bir yazar olarak söylenecekler belki de buraya sığamayacak kadar fazla olsa gerektir. Büyük ustanın bu yazımızda ele aldığımız eserini her ne kadar çok beğenmemiş olsak da ülkemizde de yayınlanan birçok eserinden kendisini tanımakta ve önünde saygıyla eğilmekteyiz.

Herbert George Wells gibi, Jules Verne de bilim kurgunun atalarından.

Ülkemizde de hemen herkesin hiç duraksamadan sayabileceği birkaç eseri:

- 80 günde devri alem

- Dünyanın merkezine seyahat

- Deniz altında yirmi bin fersah

- Balonla beş hafta

- İki yıl okul tatili

- Kaptan Grant'ın çocukları

Jules Verne hakkında daha ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Jules Verne eserlerinin Gutenberg Projesi kapsamında yer alan İngilizce Metinleri için tıklayınız.

Bağlan



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile