Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Benim de Söyleyeceklerim Var-2 PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

BENİM DE SÖYLEYECEKLERİM VAR (2)

Yıkık dökük salonun ortasında durup ?.mına koyim biz gelince mi bozuldu İstanbul. Ben mi bozdum yani! Olimpos?a gidiyorum, ?Olimpos bozuldu, eskiden güzeldi?, Kelebek Vadisi?ne gidiyorum, ?Kelebek Vadisi bozuldu artık?. Ne lan bu! Biz gelince mi bozuluyor bir yerler. Hayatımda ilk defa bir mizah dergisi almıştım 1996 yılında, bir kız yanıma yaklaşıp, ?Leman bozuldu artık, eskiden güzeldi? demişti.

Birinci kitap bittiği gibi, İstiklal Caddesine çıktım. Mephisto kitap evine girdiğim gibi ortada bulunan masada gözüm birinci kitaba kaydı, bir an görevliye sorayım mı diye düşünürken internetten gördüğüm kapağıyla ikinci kitap önümde yatıyordu. Bakkaldan ekmek almak gibi, şartlı bir refleks halinde, sadece kitabı alıp, başka hiçbir şeye bakmadan evin yolunu tuttum. Yolda (toplu taşıma araçlarında ki topluluk arttıkça garip karşılanma tehlikesi artıyordu) okumak tehlikeli olmasa bile bazı bölümlerde kitabın tadını kaçırdığını (ağız dolusu gülünmeyi engellediğinden) tecrübe etmiştim.
İkinci kitapların içerdiği tehlike her zaman bakidir. Birinci kitabın hele hele başarılı bulunan bir kitapsa, oluşturduğu çıtanın düşmemesi beklenir. Bu çıta aşılırsa okuyucu daha ne ister. Bu düşünceleri bir kenara bırakıp yeni söylenenleri okumaya yine aynı zevki almaya başlamıştım. Bazı satırlarda yine aynı yakınlık duygusu, bazı yerlerde verilen sinikliğe inanamama ve bazı yerlerde yapılan mizahi şekilde toplumsal tespitlere gülerek ve hatta bazen bitmesin de canım sıkkın olduğu zaman okumadığım birkaç yazı kalsın diye çantamın kıyısında köşesinde taşıdığım bir kitap olarak hepsini okuyup bitirdim. 
Üçüncüsü olur mu bilmem ama en azından yeniden bir mizah dergisi almaya başlamıştım ve Umut Sarıkaya?nın yazılarını çizgilerinden daha çok seviyordum.

 Kitaptan bir bölüm (Sevillanas):
?yedigün şişesinin dibindeki resimlere baktım. O zamanlar hastası olduğum iki kadından biri olan plaj topu tutan kadın figürüne uzun uzun baktım. Diğeri ise annemin çalıştığı parizyen fabrikasından getirdiği çorapların ambalajındaki bacaklı kadındı. Ben reime dalmışken yan koltuktan başka bir kadının bana baktığını fark ettim.
Ben hayallerimdeki kadına bakarken, 65 yaşındaki başörtülü halim bana sevgiyle gülümsüyordu. Korktum. ?Zayi etme yavrum ver ben içeyim, içim yandı? dedi elimdeki şişeyi göstererek. Anneme baktım. Başıyla onayladı. 65 yaşındaki başörtülü halim, kocaman kalın elleriyle hayalimdeki kadını tutarak şişeyi kafaya dikti, geğirdi? ?İçme bunu. Boya bunlar, boya? dedi, bitmiş şişeyi verirken.

Yazar

Umut Sarıkaya: 26.04.1980 de Sivas'ta doğdu. 1996 Yılında İ.T.Ü Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesine girdi.
2004-2007 yılları arasında Penguen'de çalışan karikatürist, 5 Eylül 2007'den itibaren Uykusuz'da çizmeye başladı.
Sayfasının üst bölümüne yaptığı karikatürlerde geçmişimizdeki mahalle arası veya sokak muhabbetleri diye tabir edilen her türlü şeyi hatırlatarak beğeni kazanmaktadır. Kendisine 'tespit adamı' diyenler mevcuttur. Alt bölüm ise "Benim de Söyleyeceklerim Var" isimli bir yazı köşesine ayrılmıştır. Çeşitli edebi akımlardan ve romanlardan esinlenerek oluşturduğu bir bölümdür. Sayfasının kenarlarına da ufak çizimler yapar. Özellikle Semih Cumhuriyeti adlı hayali ülkesiyle, bir ülkede, şehirde hatta bir evde görülebilecek bütün absürdlükleri karikatürlerine yansıtır. Karikatürlerinde aynı zamanda alt ve üst sınıf çatışmalarına değinir.
Ekim 2005'te Penguende yazdığı "Benim de Söyleyeceklerim Var" başlıklı yazıları kitap olarak toplanmıştır. 2006 sonunda vatani görevini yapmak üzere askere gitmiştir. Bu ayrılığın etkileri, o dönem Penguen'de olumsuz anlamda gözlenmiştir. 6 ay sonra geri dönerek bütün Penguen okurlarını sevindirmiş, ancak Penguen'den ağustos ayı içerisinde ayrılmıştır. Sarıkaya, 5 Eylül 2007'den beri Penguen'den beraber ayrıldıkları çizerler ile çıkardıkları Uykusuz isimli dergide çizmektedir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Umut_Sar%C4%B1kaya  adresinden alındı.

Bağlantılar



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
-28 # 2010-02-02 22:02
türkçeyi katleden ve küfürden ibaret olan bu yazılarda edebiyat adına ne buluyor insanlar anlamıyorum.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
+9 # 2010-02-03 23:43
Ben Onur'a katılmıyorum ve yorumunun da yetersiz olduğu kanaatindeyim. Her ne kadar bu tür eserlerin bir edebi değeri olmasa da bir eser olarak değeri olmadığı düşüncesinde değilim. Küfür de hayatın bir parçası...üstelik bu yalnızca bizim toplumumuza da has değil. Kaldı ki, yıllardır, küfürü toplumdan uzak tutacağız diye yabancı filmlerdeki tüm küfürleri: "allahın belası", "lanet olasıca" gibi komik ifadelerle geçiştirdik... Sonuç, küfürden arındırılmış "cesur yeni dünya" düzeni... Bu tür kitaplar da gereklidir, hem samimi hem de eğlenceli, üstelik de hayattan birer parça...
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile