Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Amin Maalouf
Beatrice'ten Sonra Birinci Yüzyıl PDF Yazdır E-posta yaz
B
Yazan   
Pazartesi, 22 Ağustos 2011 21:56

Kitap

Kitap adı: Beatrice'ten Sonra Birinci Yüzyıl
Yazar adı: Amin Maalouf
Yayınevi: YKY

Beatrice’in doğumu, tarihte bir referans noktası, tıpkı milat gibi. Amin Maalouf bu kitabında yarattığı ve belki de öngördüğü olaylar dizisi ile MÖ ve MS kavramlarına alternatif yeni bir takvim başlatıyor; öyle olaylardan bahsediyor ki dünya yeni bir döneme giriyor, üstelik bahsettikleri hiç uzak ya da  gerçek dışı değil. Bu bir ütopya kitabı değil elbette ancak yaşattığı duygu ve sonu itibariyle Maalouf’un bu romanının kara bir ütopyadan eksiği yok ancak fazlası var denebilir.

Daha Fazla
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
Semerkant PDF Yazdır E-posta yaz
S
Yazan   
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:29

KitapAdı

Uzun bir sessizlikten sonra Amin Maalouf'un Semerkand'ını bitirip tekrar notlarıma geri döndüm. Bu uzun sessizliklerimi biriktirme dönemleri olarak adlandırıyor ve yıllardır yaptığım gibi kendimi kandırmaya devam ediyorum. Hep söylüyorum ben bir yalancıyım...

Semerkand'ın son harfi "t" ile bitse de ben "d" ile söylemeye ve yazmaya devam edeceğim. Çünkü "d" harfi ile bitişi daha çok yakıştırıyorum. Daha doğulu, daha güçlü, daha yerinde gibi geliyor.

Soğuk bir Kasım gününde Bostancı'da, tren istasyonunun hemen karşısında kitabı dostlarımla tartışmış; akşam eve dönmüştüm. Her tartışmanın sonunda yaptığım gibi üstüne konuşulan kitabı bir kez daha elime alıp son kurcalamalarımı yapıyordum ki; korkunç bir detay ile karşılaştım. Basit ve/veya popülist bulduğumuz kitabın sonunun hiç de küçümsenmeyecek bir detay içerdiğini farkettim. Demek ki ne imiş "Hayatta hiçbirşey göründüğü gibi değil"miş. Ama Önce Semerkand üzerine karaladıklarım...

Son Güncelleme: Pazar, 17 Ekim 2010 21:41
Daha Fazla
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
Fedailerin Kalesi Alamut PDF Yazdır E-posta yaz
Tavsiyeler
Yazan   
Çarşamba, 14 Mart 2012 21:18

Kitap

Kitap adı: Fedailerin Kalesi Alamut

Yazarı: Wladimir Bartol

Yayınevi: Yurt veya Koridor

Çevirmen: Atilla Dirim (Yurt) ve Ender Nail (Koridor)

Hasan Sabbah’ın, Alamut Kalesi’nin, fedailerin ve cennet bahçelerinin hikayesi

Bir tarafta Hasan Sabbah’ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. Sabbah’ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir.
Hikaye 11. yüzyıl İranı’nda, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hakimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi’nde geçmektedir. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.

Tavsiye 1

Kitap adı: Semerkant
Yazar adı: Amin Maalouf
Yayınevi: YKY

İran Sultan'ı Nasır Han'ın kızı ile evli olan Alparslan, Acem Krallığının en kıymetli kentlerinden biri olan Semerkand'ı istiyordu. Korku içinde işgal edilmeyi bekleyen Nasır Han ise, hiç beklemediği bir yerden, işgal yolu üzerindeki basit bir kaleden direniş ile destek görüyordu. Bu büyük direnişçi aynı zamanda Alparslan'ın ölüm meleği olacak Harzemli Yusuf'tu.

"Her gün biri çıkar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleri ile övünmeye.
Tam işler dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim, ben diye. "

Kazandığı zaferlerin yanı sıra peşinde gölge gibi kendisini takip eden söylentiler ne yazık ki Alparslan'ın efemine tavırları olduğu ve kadınlara olan ilgisizliği yönünde idi. Kendisine uzun süre direnen Harzemli Yusuf'u sonunda alt etmiş ve huzuruna çağırtarak bu direnişçi ile tanışmak; büyüklüğü ve zaferi ile onu ezmek istemiştir.
...
Tüm kuşkularına rağmen öneriyi kabul eden Nizam, Hasan Sabbah'ın büyük Acem Krallığı düşünden bihaber himayesi altına alıyor ve tüm dünyaya korku salacak bir dervişin tohumunu atıyor. Korkunç Sabbah ise Türklere uşaklık ettiğini düşündüğü Acem dönmesi Nizamülmülk'ü alt etmek için önce Melikşah'a yakınlaşıyor; sonra hazine harcamaları ile ilgili bir çalışmayı üstlenerek Nizam'ı Melikşah karşısında küçük düşürmeye çalışıyor. Ancak birden ortadan kayboluveren !!! rapor sayfaları nedeniyle başarılı olamıyor ve iddialarını karşılayamadığı için Melikşah tarafından ölüm ile cezalandırılıyor. Nizam'ın attığı tohumu yeşerten ise Ömer Hayyam oluyor. Hükümdarı ikna ederek Hasan Sabbah'ın idam cezasını sürgüne dönüştürtüyor.

Yedi yıllık bu sürgün Hasan Sabbah'ı, Nasır Han'ın yerine geçen Ahmet'in güvenini kazanmış bir derviş olarak tekrar ortaya çıkartıyor.
Yazının tamamı için Tıklayın

Tavsiye 2

Kitap adı: Alamuta Dönüş
Yazar adı: Ernst W. Heine
Yayınevi: Yurt

O gece bir rüya gördü: Bir kalenin tepesinde duruyor ve aşağıda uzanan çöle bakıyordu. Uzaklarda, bir sinek kadar ufak bir nokta, kendisine doğru yaklaşıyordu. İyice yaklaştığı zaman, Orlando bunun elbiseleri rüzgarda uçuşan bir süvari olduğunu fark etti. Atın nalları yerdeki kum zerrelerini tıpkı bol sulu bir çeşme gibi göğe fışkırtıyordu. Bu, Adrian'ın ta kendisiydi. Orlando var gücüyle haykırmasına rağmen, diğeri onu duymuyordu. Adrian bir kulaç mesafeden yıldırım hızıyla uzaklaşıp gitti. Adrian'ın yüzü solgundu, hatta, bir ölü kadar beyazdı. "Bekle!" diye bağırdı Orlando. "Dur! Nereye gidiyorsun?" ve uzaklardan Adrian'ın sesini duydu. Sadece tek bir kelime haykırmıştı: "Alamut..." Orlando ansızın uyandı ve bir daha uyuyamadı. O gizemli kelime kafasının içinde çınlayıp duruyordu: ALAMUT.  (Tanıtım yazısı)

Tavsiye 3

Kitap adı: Hasan Sabbah Gerçeği/ Eşitlikçi Dervişan Cumhuriyetleri
Yazar adı: Faik Bulut
Yayınevi: Berfin

Hasan Sabbah ve Alamut'u daha yakından incelemek isterseniz

Alamut Piri Hasan Sabbah'ın gerçek öyküsü. Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk ile hiç okul arkadaşı olmadı. Cennet Fedaileri diye bir örgüt hiç kurulmadı. Haşhaşiler (afyonkeş) Alamut Kalesi'nde asla barınmadılar. Sahte Cennet kesinlikle yaşanmadı. Marco Polo, Alamut Kalesi'ni hiç görmeden yazdı.
Gerçek Hasan Sabbah kimdir, ne yapmıştır? Alamut Kalesi ile sahte cennet efsanesinin aslı astarı nedir? Alamut Kalesi, tüm dünyanın nefretini nasıl topladı? "Afyonkeş katiller" (Haşaşiler) deyimi niçin günümüzdeki insanları bile yanılgıya düşürüyor? Bu soruları yanıtlayan eser, Hassan Sabbah hakkında uydurulmuş efsaneleri içeren piyasa malı tüm kitaplara bilimsel bir alternatif niteliğinde. Haçlılar ve Ortodoks İslamcıların Hasan Sabbah yandaşları hakkındaki karalama ve iftiralarını belgeleriyle ortaya çıkaran bu kitap, türkiye'de çok az bilinen İsmaili mezhebinin gizemli tarihini açıklıyor. Batınilik ile tasavvufa giden ilk kapıyı aralıyor.
Bu kitapta, aynı zamanda Hasan Sabbah'ın İslamda özgürleşme, eşitlik ve kardeşlik fikriyatının öncülleri ve ardılları olan eşitlikçi dervişan cumhuriyetlerinin hikayesi de anlatılıyor.

Tavsiye 4

Kitap adı: Alamut'un Efendisi Hasan Sabbah
Yazar adı: Pol Amir
Yayınevi: Emre

Alamut'un Efendisi, Hasan Sabbah adlı bu eser, İsmailiye Mezhebi'nin bir kolu olan ve Hasan Sabbah tarafından kurulan Bâtıni Mezhebi'ni anlatırken, insanların din ve mezhep uğruna yaptıkları savaşları, aynı inançtan olmayanların birbirleri ile mücadelelerini akıcı bir üslupla gözler önüne sermektedir. Bu romanda o dönemin heyecanını, üzüntüsünü ve sevincini bir arada yaşayacaksınız.

Tarihin karanlıklarına dalarak, o devrin insanlarının makam, para ve çıkar uğruna birbirlerini nasıl parçaladıklarını, boğazladıklarını, birbirlerine karşı nasıl kin ve nefretle saldırdıklarını görecek ve günümüz için gerekli dersleri alacaksınız. Bu kitapta yer alan her mezhep mensubu, kendi inançları doğrultusundaki yaşamları, düşünceleri irdelenirken; kişilerin kendi inançlarını, nasıl acımasızca savundukları anlatılmaktadır. Selçuklu Tarihi'nin önemli bir dönemini anlatan bu kitap, o tarihte karanlıkta kalmış olan pek çok olayı gün ışığına çıkarmaktadır.

Tavsiye 5

Ömer Hayyam ve Rubailerini de şiddetle tavsiye ederiz.

“Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!”

Tavsiye 6

Şayet bilgisayar/konsol oyunlarını seviyorsanız ve haşhaşinlerden/assasinlerden etkilendiyseniz, büyük beğeni toplayan Assassins Creed adlı oyunu deneyebilirsiniz. Tıklayın

  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.