Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

Ahmet Ümit
Beyoğlu Rapsodisi PDF Yazdır E-posta yaz
B
Yazan   
Perşembe, 23 Aralık 2010 22:26

Kitap

"Mektup dokuza yirmi kala getirilmişti. Ben Ackroyd’un yanından dokuza on kala ayrıldığımda mektubu hala okumamıştı. Elim kapının tokmağında tereddütle durdum ve arkama baktım. Yapmayı savsakladığım bir şey var mıydı? Aklıma hiçbir şey gelmiyordu. Başımı sallayarak dışarı çıktım ve kapıyı arkamdan kapattım." - Roger Ackyord Cinayeti, Agahta Christie

Benim için okuması bazen elde olmayan bazen sıkı polisiyelerde okuru zorlayıcılığı kitabın sonlarına saklandığı için uzun bir zaman alan kitaplardan birisi oldu. Etrafımda paylaşabildiklerime okuma sürecinde sürekli söylediğim; polisiye diye başladığım kitabın yarısına yaklaştığım halde bir cinayet işlenmemiş ve karakter analizleri, olağan akış ( ki polisiye romanlara göre olağan dışı bir akış) sürüp gidiyordu. Beyoğlu semtini iyi bilenler için romanın geçtiği her bir mekanı kah bir bar kah bir sokak, göz önüne getirmek hiçte zor olmuyordu. Bunu bir avantaj olarak kullanan Ahmet Ümit her romanında olduğu gibi tarihi bilgiler vererek Beyoğlu’nu ve yapılarını sıkmadan tanıtarak bu işi yine hakkıyla yapıyordu. Ancak ne var ki işlenen cinayet bile kahramanlarını içine zor çekiyordu.

Bu esnada başınıza kitap okumanızı zorlaştıracak bir durumla karşılaşırsanız işte Beyoğlu Rapsodisi bir köşede boynu bükük bir şekilde uzun bir zaman sizi bekleyip duruyor. Araya başka kitapların giriş kısımları giriyor ama Ahmet Ümit yüzünden elinize başka bir polisiye alıp okuyamadığınız halde Beyoğlu Rapsodisi’ne ihanet edemiyorsunuz. Ne kadar bilseniz de kitapta geçen mekanlara oturduğunuz zaman karakterlerin gözünüzde canlanmamasının çok zor olduğuna eminim. Kitabı yeni bitirdiğim halde ilk yapacağım Baraka Bar, Balo Sokak, Hristaki Pasajı (Çiçek Pasajı) ziyaretlerimi bekliyorum.

Her polisiyede olduğu okurun katil için kafa yorması bu kitapta bir güç. Çok açık işlemeyen bir süreçte okuyucu olarak bir yerden sonra kafa yormayı bırakıp sadece sona varmak için okudum. Yazarın katili nasıl yakalatacağı sayfaya kadar her şeyi yazara bırakarak okudum. Ve kitabın içinde bir cümlenin üstünden birkaç kere geçerek bir dostumun kulaklarını çınlattım. “İnanmak insanı mutlu eder.”

Ne Okusam

Yine bir Ahmet Ümit eseri olan ve 2010 yılında okuyucu ile buluşan "İstanbul Hatırası okumaya değer kitaplardan. Tıklayınız.

Cinayet romanları deyince akla gelen ilk isim hiç şüphe yok ki Agatha Christie. Tıklayınız.

Ahmet Ümit'in İstanbul Hatırası ve bu kitaı için ayrıntılı tavsiyelerimiz için tıklayınız.

Ne İzlesem

Cinayet romanı duayeni Agatha Christhie'nin İstanbul'dan başlayan yolculukta işlenen bir cinayeti anlattığı “Şark Ekspresi Cinayeti”nde Hercule Poirot'un macerasına sizi davet etmeden edemiyoruz. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Ne Dinlesem

 

- wibutee
- jeri brown quartet
- joseph bowie's defunkt
- erik truffaz & ilhan erşahin project
- velvele - oğuz büyükberber quintet
- tuna ötenel & imer demirer quartet
- ömer sosa septet
- kenny wheeler quartet
- charles lloyd quartet
- ömer faruk tekbilek
- giora feidman trio
- don byron quintet
- andrew hill sextet
- john scofield trio
- bobby previte's “bumb the renaissance band”
- jazziztance / united future organization

- mercan dede “secret tribe”

- Teoman-Rapsodi İstanbul

Yazar

Ahmet Ümit, (d. 1960 Gaziantep), Türk şair ve yazar.

Gaziantep'e 1960 yılında yedi çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası kilim tüccarı, annesi terzi idi[1]. İlk öğreniminin ardından Gaziantep Atatürk Lisesi'ne devam etti. 14 yaşından itibaren sol görüşlü bir aktivist oldu.[2] Ülkücülerle aralarında çıkan bir kavgadan dolayı 24 arkadaşıyla birlikte Gaziantep dışına sürgün edildiği için liseyi Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde tamamladı[2].

1979'da Marmara Üniversitesi?nin Kamu Yönetimi bölümünde yükseköğrenimine başladı. Öğrencilik yıllarında tanışıp evlendiği Vildan Hanım ile evliliğinden Gül adında bir kızı oldu (1981)[3]. 1980 darbesinin ardından "profesyonel devrimci" olarak çalıştı[3]. 1982?de düzenlenen "Anayasaya Hayır" kampanyasına katıldı. Duvarlara afiş yapıştırırken yakalanan arkadaşları için öykü şeklinde yazdığı rapor, takma adı olan "K. Yalçın" imzası ile önce Atılım Dergisi'nde sonra Prag'da 40 dilde yayın yapan Barış ve Sosyalizm Sorunları Dergisinde yer aldı. Yazarlığa adımnı bu rapor/öykü ile attı.[4] 1983 yılında üniversite öğrenimini tamamladı.
Üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi (TKP) tarafından 1985'te Moskova'ya gönderildi. 1985-1986 yılları arasında Moskova Sosyal Bilimler Akademisi'nde eğitim gördü. TKP tarafından komünistlik eğitimi almak için Rusya?ya gönderilen altı gencin başından geçenleri anlattığı[5] "Kar Kokusu" (1989) adlı romanı, bu dönemde yaşandıklarından izler taşır. Moskova?da iken şiir yazmaya başladı. 1989?da aktif politikadan ayrıldı ve Sokağın Zulası adlı şiir kitabını yayımladı. Arkadaşı Ali Taygun[6] ile bir reklam ajansı çalıştırmaya başladı.

1990 yılında bir grup edebiyat tutkunuyla birlikte Yine Hişt adlı kültür-sanat dergisini çıkardı. Şiir, öykü ve yazılarını Adam Sanat, Yine Hişt, Öküz ve Cumhuriyet Kitap dergileri ile Yeni Yüzyıl gazetesinde yayımladı.
1992 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece, aynı yıl Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü'nü aldı. Bu kitap Ahmet Ümit'i yazın dünyamıza tanıtan ilk kitap olma özelliğini de taşır.

Arkadaşı tiyatro yönetmeni Ali Taygun?un teşvikiyle polisiye yazmaya ağırlık veren Ahmet Ümit, 1994 yılında ATV için çekilen "Çakalların İzinde" adlı polisiye dizinin öykülerinin ve senaryosunun yazılmasına katkıda bulundu. Ardından da 1995'te Ahmet Ümit, çeşitli gazete ve dergilerde Franz Kafka, Dostoyevski, Patricia Highsmith, Edgar Allan Poe ve polisiye roman yazarları üzerine inceleme ve tanıtım yazıları kaleme aldı.

"Bir Ses Böler Geceyi"(1994) adlı uzun hikâyesinin ardından "Masal Masal İçinde" (1995) yayımlandı. Annesinden dinlediği masalları düzenleyip yazdığı bu kitap çeşitli özel ilköğretim okulunda ve özel kolejlerde ders kitabı olarak okutuldu[7], Korece?ye çevrildi[8] Kitaplarının tümünde var olan gerilim duygusu "Sis ve Gece"(1996) adlı polisiye romanında kendisini tümüyle dışa vurdu. "Sis ve Gece" Türkiye'de yankı uyandırdı, tartışmalara yol açtı. Yunanistan'da yayımlanarak yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye yapıtı unvanını kazandı.

"Sis ve Gece"'yi "Kar Kokusu" (1998) adlı romanı, "Agatha?nın Anahtarı" (1999) adlı polisiye öykü kitabı takip etti. 2000den itibaren "Patasana"(2000), "Kukla" (2002), "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" (2002), "Beyoğlu Rapsodisi" (2003), "Aşk Köpekliktir" (2004), "Ninatta?nın Bileziği" (2006), "Kavim" (2006) adlı kitaplarını ardı ardına yayımladı. 2007?de "İnsan Ruhunun Haritası" adlı denemesi yayımlandı. 2008'da yayınlanan "Bab-ı Esrar"'da Şems-i Tebrizi cinayetini konu edindi. İstanbul hakkında çok detaylı bilgiler de içeren "İstanbul Hatırası" adlı polisiye romanı Haziran 2010'da okuyucularla buluştu. Yazarın "Başkomiser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü" (2005) adlı bir de çizgi romanı vardır.

Öykülerinden yola çıkılarak Uğur Yücel tarafından Karanlıkta Koşanlar ve Cevdet Mercan tarafından Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizileri yapılmış, "Sis ve Gece" adlı romanı 2007 yılında Turgut Yasalar tarafından sinemaya uyarlanmıştır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_%C3%9Cmit adresinden alınmıştır.

Diğer Eserleri:
Sokağın Zulası (1989)
Çıplak Ayaklıydı Gece (1992)
Bir Ses Böler Geceyi (1994)
Masal Masal İçinde (1995)
Sis ve Gece (1996)
Agatha'nın Anahtarı (1999)
Kar Kokusu (1998)
Patasana (2000)
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir (2002)
Kukla (2002)
Aşk Köpekliktir (2004)
Başkomser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü (2005)
Kavim (2006)
Ninatta'nın Bileziği (2006)
İnsan Ruhunun Haritası (2007)
Olmayan Ülke (2008)
Bab-ı Esrar (2008)
İstanbul Hatırası (2010)

  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
İstanbul Hatırası PDF Yazdır E-posta yaz
Tavsiyeler
Yazan   
Perşembe, 25 Kasım 2010 22:38

Kitap

Kitap adı: İstanbul Hatırası

Yazar adı: Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'ten şüphe duymadan uzak durmaya çalıştım kitaba. Elimde Behice Boran?ın biyografisiyle oturduğum koltukta karşımdakinin kitabı bitirmesini bekledim birkaç gün. Ve akşama doğru yaklaşırken kitabı bitiren yere bırakıp uzun düşüncelere dalmıştı. Tahminimce önce katili ve sonra hayatı belki kendi katil olsa neler yapabileceğini gözden geçiriyordu. Gözleri çok uzaklardaydı. Duvarı kapatan çam ağaçlarını delerek kilometrelerce öteye gitmişti. Usulca sokuldum yanına ve kitabı aldım yerden. Okuduğum kitabı sandalyenin altına bıraktığımda ilk cinayet çoktan işlenmişti" Tıklayınız

Tavsiye etmiş olduğumuz kitaplar, Ahmet Ümit'in İstanbul Hatırası adlı kitabının tarihi polisiye roman olması kriterinden yola çıkılarak seçilmiştir.

Tavsiye 1

Ne okusam?

Kitap adı: Gülün Adı

Yazar adı: Umberto Eco

Usta yazar , Umberto Eco'nun kaleminden (İtalyada Bologna Üniversitesinde profesör, filozof, tarihçi, estetikçi, orta çağ  uzmanı.) Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir polisiye roman.

Tavsiye 2

Ne okusam?

Kitap adı: Kurtlar İmparatorluğu

Yazar adı: Jean Cristophe Grange

Birçok kitabının filmi de çekilen Grange'dan sürükleyici bir eser. Eserin olay örgüsü içerisinde Türkiye'nin de olay örgüsünün merkezinde yer alması ayrıca ilgi çekici.
Arka kapak: “Her şey korkuyla başladı. Ve yine korkuyla sona erecek.
Seri Cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denis'deki Küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçlara alet edilmesi.”

Tavsiye 3

Ne okusam?

Kitap adı: Puslu Kıtalar Atlası

Yazar adı: İhsan Oktay Anar

Tavsiyelerimiz arasında yer alan bu kitap her ne kadar bir polisiye değilse de fantastik kurgusu içinde tarihi bir roman olma özelliğiyle büyüleyici bir atmosfere sahip.
Arka kapak: “Köklü bir tarihlilik tavrı ile yazar, Uzun İhsan Efendi'nin kişiliğinde, dışdünya - zihin arasında kurulan ilişkideki varoluş biçimlerini sorguluyor. Hakikat, zihinde oluşan bir tasarımdan ya da nesnelerin gerçekliğinden mi ibaretttir? Uzun İhsan Efendi, kendinde geriye, yıllarca dünyaya sırt çevirip zihninde yarattığı düşlerle yazdığı eserini, Puslu Kıtalar Atlası'nı sadece okunması için değil yaşanması dileğiyle bırakır.”

Tavsiye 4

Ne okusam?

Kitap adı: Beyoğlu Rapsodisi

Yazar adı: Ahmet Ümit

Her ne kadar yazarın bu kitabını da okuduğunuzu varsaysak da yine de tavsiyelerimiz arasına alıyoruz.
Arka Kapak: “Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlu'nda büyümüş, Beyoğlu'nda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çok sesli, çok renkli, çok dilli, çok kültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...”

Tavsiye 5


Ne izlesem?

Yukarıda tavsiye etmiş olduğumuz “Gülün Adı” adlı filmi izlemediyseniz kaçırmamanızı tavsiye ederiz.
1986 yılı yapımı bu filmin klasikler arasında yer aldığı kanaatindeyiz. Tıklayınız.

Tavsiye 6


Ne izlesem?

Kurtlar imparatorluğu adlı kitabın filmi de yine keyifle izlenebilecek eserler arasında. Tıklayınız

Tavsiye 6

Ne izlesem?

Cinayet romanı duayeni Agatha Christhie'nin İstanbul'dan başlayan yolculukta işlenen bir cinayeti anlattığı “Şark Ekspresi Cinayeti”nde Hercule Poirot'un macerasına sizi davet etmeden edemiyoruz. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Kasım 2010 00:40
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
İnsan Ruhunun Haritası PDF Yazdır E-posta yaz
i
Yazan   
Çarşamba, 21 Temmuz 2010 10:29

Yazarı: Ahmet Ümit
Yayınevi: Everest
Türü: Roman, Deneme
Yayın tarihi: Temmuz 2010
Çevirmen: -

Son Güncelleme: Cumartesi, 23 Ekim 2010 21:22
Daha Fazla
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.
İstanbul Hatırası PDF Yazdır E-posta yaz
i
Salı, 31 Ağustos 2010 19:38

KitapAdı

 

Ahmet Ümit?ten şüphe duymadan uzak durmaya çalıştım kitaba. Elimde Behice Boran?ın biyografisiyle oturduğum koltukta karşımdakinin kitabı bitirmesini bekledim birkaç gün. Ve akşama doğru yaklaşırken kitabı bitiren yere bırakıp uzun düşüncelere dalmıştı. Tahminimce önce katili ve sonra hayatı belki kendi katil olsa neler yapabileceğini gözden geçiriyordu. Gözleri çok uzaklardaydı. Duvarı kapatan çam ağaçlarını delerek kilometrelerce öteye gitmişti. Usulca sokuldum yanına ve kitabı aldım yerden. Okuduğum kitabı sandalyenin altına bıraktığımda ilk cinayet çoktan işlenmişti?

Polisiye romanların farklı bir yönü vardır. Ama Agahta?dan Ahmet Ümit?i ayıran ve kapağını görmeden okunduğunda artık bu Ahmet Ümit denebileceği için ( ki yazar bu özelliği çok önce kazanmıştır bana göre ) akıcı diliyle ve daha önceki romanlarında yer alan komiser Nevzat ile tekrar buluşmuş olmanın verdiği hasretin giderilmesiyle birlikte roman kendini okutuyordu.

Son Güncelleme: Pazar, 17 Ekim 2010 19:49
Daha Fazla
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.